İçeriğe geç

GELECEĞİN OTOMOBİL TASARIMCISI: MESUT UYGUN

unnamedMesut’la organik bir bağım yok, evvela bunu belirteyim.

Babası Arif Bey emekli bir doktor ve dünyalar tatlısı bir adam. Ki Mesut’u tanımama vesile olan da kendisidir.

Bir akşam bloga düşen yorumları, küfürleri falan incelerken gözüme çarptı Arif Bey’în mesajı. 10 yaşındaki oğlunun otistik olduğunu, otomobillere her şeyden daha fazla ilgi duyduğunu ve otomobil çizimleri yaptığını söylüyordu. Arif Bey öyle büyük düşünen bir baba ki, hiç üşenmeden, oğlunun çizimlerini Chris Bangle’dan tutun da, Peter Schreyer’e kadar postalamış. Ne güzeldir ki, çizimlerin yollandığı hiçbir tasarımcı cevapsız bırakmamış Mesut’u. Mesela Bangle abimiz Mesut’a hediye ettiği kitabın kapağını aşağıdaki gibi süslemiş;

GELECEĞİNİ KEŞFET MESUT! 

unnamed (11)

Peter Schreyer’in mesajı ise daha açık: BENİ ETKİLEDİN ÇOCUK! 

Tam ekran yakalama 29.01.2014 194314Mesut’a gönderilen yanıtları uzun uzun yazmaktan ziyade, sizinle paylaşmak istediğim bir şey var: Otizmli çocuklar…

Bu çocuklar sizin bizim gibi değiller. Herhangi bir konu üzerine yoğunlaştıklarında, ki buna ‘hyperfocus’ deniyor, ekstrem başarı gösterebiliyorlar.

Mesut’a yanıt gönderen baba tasarımcıların mektuplarını teker teker okudum. Hepsinde ortak söylemler var:

10 yaşında bir çocuk için çok iyi

Üzerine gidilirse başarılı olur

Detaylara dikkate değer bir hassasiyet göstermiş

Eğitim almalı 

Ne var ki memleketimiz, diğer birçok konuda olduğu gibi, bu hususta da yamuk yumuk. Otistik çocukların eğitimi, onları sosyalleştirme çabalarından öteye gidemiyor. Süper zeki çocuklara eğitim veren kurumlarımız var ama otizmli çocuklara zeka testi yapan bir kurumumuz yok. Harikayız.

Arif Bey, oğlundaki yeteneğin bilincinde ve onun için her şeyi yapmaya hazır… Fakat mevcut şartlar içerisinde elinden bir şey gelmediği için, şu an Mesut’u daha çok kişinin tanıması için çabalıyor.

Mesut’un çizimleri ve fotoğraflarıyla yazıyı noktalıyorum. Şimdilik elimden gelen bu kadar. Lütfen siz de, elinizden geldiğince yardımcı olun.

İlerleyen zamanlarda Mesut’la yapacağım test sürüşünde, minik adamla ilgili daha fazla detay bulacaksınız.

Reklamlar

6 replies »

  1. buna bir şey yazamadım. buna yorum yapacak kadar yetkin hissedemedim kendimi.

    lütfen mesut’u ilk fırsatta teste götür ismail terzi, pek şahane adamsın vesselam.

  2. detaylara verdiği önem gerçekten muhteşem, ayrıca seçilen resimlere bakıldığında babasını otomobillere olan ilgisi için çaba gösterdiği anlaşılabilir( dünya ve arabalar konseptli olanını arşive kaydettim). Böyle bir babaya sahip olması ne güzel.
    İlk okuldayken benimde bir çizdiğim resim vardı ilk resimdeki gibi profilden fakat çeşit sadece 6-7 araba ve kamyondan ibaretti ve o kadar basit çizimlerdi ki onları uzaktan kumandalı araba olarak tasarlamayı tercih ettim.
    Umarım bu k.çı başı dökük sistemde ona da bir şans veren çıkar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

Next track: Enter Sandman
Amerika'da üretilmiş bir otomobil okyanusu aşarak vatanına döner ve dünya bir sokaklığına güzel bir yere dönüşür. Münih | 2017
İlk darbeyi alan tampon durur. Gövde hareketine devam eder. Gövde durur. Sürücü hareketine devam eder. Ön cama çarpan kafatası durur. Beyin hareketine devam eder. Sonra her şey durur. Güzellik hariç. Güzellik durmaz.
Arkadaşım telefonda şunları söyledi: "Bir spor otomobil üretildiği dönemde yapabildiklerini yirmi yıl sonra da yapabilmelidir." İyi ifade edilmiş harika bir düşünce... M3 doksanlı yıllarda amatör sürücülere ve süpersporlara yaptıklarını bugün aynı ustalıkla tekrarlayabilen bir genç klasik. İşte bu yüzden çok kıymetli ve satılık değil.
#streetstyle
Cape Town'dan Münih'e kadar, 17.000 km yolu üç ayda geride bırakan ve ömrünün son günlerini BMW merkez ofisinin girişinde geçiren Percy ile tanışın. Yarım milyon kilometrelik yaşamı yakında buradaki geri dönüşüm merkezinde son bulacak.
İtalya'nın kuzeyinden başlayan ve İsviçre'ye uzanan San Bernardino Geçidi zorlayıcı coğrafyaları birbirine bağlamakla kalmıyor, aynı zamanda iki ulus arasındaki birçok kültürel farkı gözler önüne seriyor. Öyle ki geçidin tırmanışından evvel gördüğünüz çevre ve insan manzaraları diğer tarafta bambaşka bir hal alıyor. İki ucun arasındaki kıvrımlar ise tek kelimeyle şöyle tanımlanabilir: Gerçeküstü. Şimdi daha da kuzeye sürüp sırasıyla Avusturya ve Almanya sınırlarını geçmem ve eve dönmem gerek. Yorucu kilometreler kelimelere dönüştüğünde tekrar görüşürüz!
Burada olmayı ilk kez istediğimde henüz ehliyetim yoktu... Üç büyükler yani Susten, Grimsel ve Furka böylece geride kaldı ve ölmeden önce yapılacaklar listemden bir kalem eksildi. Sürüş notlarım yakında blogumda olacak...
Bruno Sacco was here.
%d blogcu bunu beğendi: