İçeriğe geç

BENİM BEBEĞİM: FORD KA

Blogumda son iki buçuk yılda altmışı aşkın otomobille ilgili değerlendirmelerimi paylaştım ancak kendi otomobilimle ilgili bir şeyler karalamak bugüne kısmet oldu…

Ben bir Ford Ka kullanıyorum ve Ka’yı çok seviyorum. Bu otomobille ilgili paylaşacak o kadar çok şeyim var ki, öyle bir yazıya sığacak gibi değil… Bu yüzden bir yazı dizisi hazırlamak ve her paylaşımda Ka’nın farklı karakteristik özelliklerini anlatmak istiyorum.

İlk yazının konusu: SÜRÜŞ KEYFİ

***

Benim gibi, bol virajlı dağ yollarında sürüş yapmaktan keyif alıyorsanız, Ka’dan da keyif alırsınız. Hepi topu 890 kg olan bu bebek, sayısız otomobil üreticisinin pazarlama çalışmalarında kullandığı ‘go-kart hissiyatı’nın hasını sunar. Kafadan tutunmayı hiç bırakmayan, limitlere yaklaştığınızda ise arkasını usul usul yanınıza yaklaştıran ve yolla mücadele etmeye, boğuşmaya bayılan bir otomobildir Ka.

Bazılarınız abarttığımı düşünebilir. Neticede 60 bg gücünde ilkel bir motorla yürüyen ve 0-100 hızlanmasını kimselerin duymak istemeyeceği bir zamanda tamamlayan bu şehir otomobili, yolla ne kadar mücadele edebilir ki?

Cevap vermeden önce, size kendi otomobilimle ilgili birkaç bilgi vermek istiyorum. Kullandığım Ka bütünüyle orijinal. Yani üzerinde performans artırıcı herhangi bir eklenti mevcut değil; sadece onu kendi sürüş zevkim doğrultusunda kişisel ayarlarla kullanıyorum.

Nedir bu kişisel ayarlar?

Önlerde fabrikanın önerdiği ölçülerde yumuşak hamurlu Continental lastikler ve bu lastiklerde fabrikanın önerdiği değerde hava basıncı.

Arkadaki tam boy stepneyi çıkardım. Böylelikle yaklaşık 10 kg ağırlık tasarrufunun yanında, ağırlık merkezinin biraz öne kaymasını sağladım. Bunun yanında arkalarda oldukça sert hamurlu Pirelli lastikler kullanıyorum ve lastik basıncını fabrikanın önerdiği değerden biraz daha yüksek tutuyorum.

Süspansiyonlar ve frenler ise orijinal; bakımlarını asla aksatmıyorum.

Kağıt üzerinde küçük gibi görünen bu ayarlar gerçek hayatta önemli farklılıklar yaratıyor. Otomobil virajlarda ön aksını yere raptiye gibi yapıştırırken, arka aks ise provokasyona ihtiyaç duymaksızın kopma (arka tarafı gereğinden fazla zorlarsanız anında spin atarsınız ki Ka bu yönüyle otomobili dinleyerek, ölçülü girdilerle sürüş yapmayı öğrenmenizi sağlar) eğilimi gösteriyor. Tehlikeli hızlara ulaşmak zorunda kalmadan ve kontra vermeye gerek duymadan, birçok virajda orijinal İtalyan İşi’ndeki sahneleri andıran biçimde sürüş yapıyorum.

***

Konumuz sürüş keyfi olduğundan, size otomobilimle ilgili keyifli bir anımı anlatmak istiyorum;

Geçen yıl Türkiye’nin en özel ve en keyifli yolu olduğunu düşündüğüm Akdeniz sahil rotasının bir bölümünü bebeğimle geçme fırsatım oldu ve hayatımın en güzel sürüşlerinden birisini yaptım. Her virajda heel&toe, her virajda tutunmayı bırakan arka aks ve her virajda keyif çığlıkları… İki defa spin attığımı ise gurur duymadan eklemek zorundayım.

Yolun ‘hardcore’ olarak tanımlayabileceğim 50-60 kilometrelik bir bölümünü tam anlamıyla limitlerde geçtim ve durduğumda otomobilden garip endüstriyel kokular yayılıyordu. Ayrıca seni unutmadım 320d sürücüsü! Umarım 15 yaşında bir Ka’nın gerisinde kalmanın şokunu atlatmışsındır.

***

Habire arka aksın tutunmayı bırakmasından ve keyiften söz ediyorum ancak bu durum bir otomobili keyifli yapmak için tek başına yeterli olmaz.

Lezzetli bir direksiyon olmadan, keyif çığlıkları atamazsınız. Ka’nın direksiyonunda spor otomobil direktliği ve keskinliği yoksa da hidrolik destekli bu sistem avuç içinize yoldaki her bir detayı hissettirir. Bir bozuk paranın üzerinden geçtiğinizde, yazının turanın yerini hissettiren bir direksiyondan söz ediyoruz…

***

Yavaş bir otomobildir Ka. Hakikaten yürümeyi bilmez. Fakat bu sayede ayağınızı zemine sabitler, tüm dikkatini yola verir ve sürekli olarak kırmızı çizgide gezinirsiniz. Kırmızı çizgi demişken, Ka’larda devir saati olmadığı için aracın sesini dinleyerek hayali devir saatinizi çalıştırabiliyor olmalısınız.

Anlayacağınız, motordaki oldukça kısıtlı performansın %100’ünü sömürmenin keyfini çıkarırsınız Ka’yla gazlarken. Hani İngiliz otomotiv yazarı klişesidir: Hızlı otomobille yavaş gitmektense, yavaş otomobille hızlı gitmek yeğdir.

***

Okuduğunuz üzere, bu yazıda her şey toz pembeydi zira konu sürüş keyfi ise zamanının ve sınıfının ötesinde bir otomobildir Ka. Ne var ki, serinin devamında bu miniğin can sıkıcı detaylarına da değineceğim.

Görüşmek üzere

***

Fotoğraflar: Sedat Öztürk

Reklamlar

27 replies »

  1. Çok merak ediyorum yeni twingo geldiğinde nasıl bir tepki vereceksin. Bu arada ka ile karşılaştırmalı bir test de yaparsın heralde.(Sakın Citigo’ yu karıştırma işin içine)

  2. zamanında 1.7 flash’ tan aldığım sürüş zevkini, şimdi 159’dan alamıyorum… bunun yaşla bir ilgisi olmalı.. fakat senin ka dediğin o ters çevrilmiş vok, benim gözümde 131’in çeyreği bile olamaz. neyse yaz bakalım okuycaz artık…

    • Bence 159’un Flash kadar keyifli olmaması çok normal. Yaşınızdan ziyade otomotiv dünyasının ulaştığı noktayla ilgili bir durum…

      Ka kullandınız mı daha evvel?

  3. güzel yazı tebrikler, çook akıcı ve etkileyici bir anlatım kullanmışsınız.
    devamını da bekliyoruz.

  4. Citigo isin icine karismali bence! Bununla da kiyaslamayacaksan hangi aracla kiyaslayacaksin 🙂

    Bununla birlikte street k ve daihatsu copen arasinda kalan bir adam olarak yardımlarını da esirgememeni diliyorum!

    • Citigo karışmasın diyen takipçim daha önce yaptığım Citigo vs Ka drag yarışında Ka’nın yenilmiş olmasını vurgulayarak o yorumu yapmış 🙂 Yoksa elbette karışmalı 🙂 Copen vs Ka karşılaştırmasında ise ikinci otomobilin daha derin bir mühendislik barındırdığını söyleyebilirim.

  5. Ford Ka’ya yıllardır uzaktan hayranlık duyan bir bayan olarak sadece dış görüntüsünden etkilendiğimi belirtmeliyim. Sürüş deneyimi kazanmama rağmen park etmek konusunda zorlandığım için ufak ayrıca az yakan, yolda bırakmayacak ve ekonomik bir araç arayışındayım. “Ka alma elinde kalır satamazsın, artık üretimden kalktı parça bulmakta zorlanırsın, pahalıya patlar” gibi olumsuz yorumlar alıyorum. Bu konuda gerçekleri Ka kullanıcısından almak en doğrusu olacağı için doğru cevaplarınızı bekliyorum 🙂

    • Sadece Ka için değil, ender bulunan bir klasik kullanmıyorsanız, artık hiçbir otomobilin yedek parça problemi kalmadı diye düşünüyorum. Temiz ve orijinal bir örnek bulabilirseniz keyifle kullanacağınızı düşünüyorum.

      • İçimi rahatlatan hızlı dönüşünüz ve ilginiz için çok teşekkür ederim.

      • Ben acemi bir sürücüyüm ilk aracı ka diye düşünüyorum. Ama? Ne,yapsam arabadan da hic anlamam

  6. Üstad nihayet KA’ma kavuştum, içi biraz yıpranmış ama motor ve yürüyen aksamda bi sıkıntı yok. İnşallah dediğiniz gibi başımı ağrıtmaz. Arabanın içi göründüğünden çok daha ferahmış bu arada. Daha birbirimizi yeni tanımaya başladık:) ama pedallar heel&toe için birbirine çok yakın geldi. Ve son olarak bu yazıyı paylaşıp beni Ford KA sahibi yaptığınız için çok teşekkür ederim.

  7. İsmail bey ehliyetmi yeni alacağım. İlk aracımın Ka olmasını planlıyorum. Tavsiye eder misiniz ? Bakımlarında onarımlarında bütçeyi darmadağın eder mi ? Ne dersiniz.

  8. boyum 1.90 bu araca hayranligim var . sorun yasar miyim
    eger ford ka da sorun yasarsam twingo daha buyuk diyorlar sizce?

  9. dostum sende takıntı var 3.20d geride kalmış falan 188hp 60 hpnin arkasında kalmış ki bahsi geçen araç bmw, bence kada artık kurtul senin pisikolojini ele geçirmiş

  10. merhaba ismail bey.bende bu arabadan almak istiyorum fakat sürekli motoru hararet yapan bir araç oldugunu söylüyorlar.sizin görüşünüz nedir bu konuda.bu sırun sebebiyle eşim ford ka almak istemiyorum.bilgilendirirseniz sevinirim

  11. FORD KA sahibi olmak isteyen birisiyim ve bu yazıdan sonra beni biraz daha etkiledi FORD KA. Bulabileceğim temiz bir FORD KA var mıdır acaba üstad 🙂

  12. hocam ka nın olumsuz yönlerini yazacaktın ya yazmadınız yada ben bulamadım.merakla bekliyorum yazınızı şimdiden teşekkürler..

  13. 2000 model Ford Fiesta aracım var,
    Ford KA, Fiesta, Puma bu araçların şaseleri ve alt yapıları aynıdır, Fiesta ile Puma iç mekana kadar aynı araçlardır ve 3 araçta müthiş zevklidir. Performanslı kullanım da, boş virajlı yollara oversteer yapmadan girmezler Fiesta 75 hp 16V ve 920kg.. sürüşleri çok saf çok temiz ve çok zevkli.

  14. Bende Bugün Kayseriden 11 Bine 98 model ve 98 binde bir ka aldım. Gerçekten harika bir araç, yapacağınız en ufak bir masraf bile helali hoş olsun, arabayı alacaklar için söylüyorum yürüyeni iyi olsun, içini bir şekilde yaptırırsınız halı, tavan ve koltuk kılıfı çok tutmaz ayrıca spoiler çok yakışıyor. Alt tamponlar orjinalden siyah ise benimki gibi boyatın derim daha güzel duruyor. Bu arada bir de twingo ve saxo ile kıyaslamalar oluyor sürekli, benim rengim ka. Yani tamamen zevk meselesi ve ford da iyi bir marka. Mutlu günler.

  15. Selamlar ben bi fort ka hastasiyim dis gorunumune ama bi sorun var acrmi surucu oldugum icin beni zorlamiycak bi araba bakiyorum 10.000 kadar olursa sevinktim yorumlarinizi bekliyorum…

    • 10 bine bulamassın bulursunda mort unu bulursun dün aldım 13. bine kredi çektim borcla borc olmadan hi bişey aamıosunuz zaten sigorta fiyatı ilk aracım olduğu için biraz pahalı cıkacak 1200 fiyat verende oldu 2000 diyen de beklemediyim zorunlu tafik sigortası için arac güzelse alın derim kullanımı rahat tatlı bi araba camlar acıkken kendimi dışarda hissettiriıo

  16. Merhaba, ben uzun zamandır araba almak istiyorum ilk baktıklarımdan birisi ford ka. Fakat az yaksın istiyorum yakıta çok fazla para vermek istemiyorum. Yakıt durumu nasıl ?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

BMW’nin uçak motorundan sonra ürettiği en iyi şey: BMW 3 Serisi. Bugün tarihi bir hava meydanında, otomobilin altmışlardan bu yana süren evriminin yedinci durağını anlatıyorum. Doğrusu, otomobil anlatmak nadiren bu kadar keyifli olur... #bmw #3serisi #beklenen3
Yaşlı bir çam ormanının içinden geçerek tırmanmaya koyulmadan önce otomobildeki tüm eşyalarımı sıkıca sabitliyor ve kalkıştan önce son kontrolleri yapan pilotlar gibi sürüş programlarını, gösterge panelini ve diğer kontrolleri gözden geçiriyorum. Hazırım. BMW M2 Competition ve Bir Geçidin İnadı isimli son yazıma profildeki linkten ulaşabilirsiniz. #bmw #m2competition #hahntennjoch #35mm #filmphoto
Günün asosyal saatleri sürüş keyfi için en ideal dakikalardan oluşur. Kimileri bunun için gecenin geç vakitlerini tercih eder ki karanlıkta sürüşün büyüsü farklıdır. Öte yandan, hangi endurans yarışçısına sorarsanız sorun, gün doğumunda direksiyonunda olmanın başka hiçbir şeye benzemediğini söyleyecektir. Gün doğumunda sürüş yapmanın keyfi bir kısa filme konu olmuştur. 1976 yapımı C’etait un Rendez-vous filmi, sevgilisiyle buluşmaya giden bir adamın Paris sokaklarındaki sekiz dakikalık sürüşünü konu alır. Filmde duyduğunuz sesler bir Ferrari 275 GTB’ye ait olsa da kameranın sabitlendiği otomobil bir Mercedes-Benz 450SEL 6.9’dur. Yer yer hatalar yakalayabileceğiniz dublaja rağmen bu film özel bir şehrin gün doğumunda sürüş yapmanın hazzını sanatsal ve kurallara aykırı biçimde ortaya koyar. Öyle ki yönetmen Claude Lelouch filmden sonra tutuklanmıştır. Bu sabah İstanbul için değil günün, yılın en asosyal saatlerinde sürüşe çıktım. BMW Z3 Coupe otomobilimin kaputunda bir kamera yoktu. Ayrıca gördüğünüz analog fotoğraf geçmiş zamandan... Fotoğraf yok, video yok ancak tarifsiz bir hazdan söz edebilirim. Hoş, bu hazzın Claude Lelouch sinematografisi ile 1976’da hakkıyla anlatıldığını bildiğimden, fazla uzatmıyor, sizi filme baş başa bırakıyorum. İzlemek için profilimdeki linki kullanabilirsiniz. #bmw #z3coupe #istanbul #35mm #filmphoto
Avusturya’da bulunan Hahntennjoch şu ana kadar sürüş yaptığım (yapamadığım) en iyi Alp geçidi. Bu geçitteki ilk deneyimimde Abarth 124 Spider kullanmış ancak çabucak pes eden Brembo frenler yüzünden diğer uca ulaşamamıştım. Bu hikaye üç bölüm halinde blogumda yer alıyor. Geçitteki ikinci denemem için tastamam bir spor otomobil olan BMW M2 Competition ile elimi güçlendirmiş ve iki hafta önce Münih’ten yola çıkmıştım. Otomobil her haliyle amaca uygundu ve geçitte kimseler yoktu… Ne var ki, ciddi süratlerle tırmanarak başladığım sürüşün onuncu kilometresinde fotoğrafta gördüğünüz devasa çığ ile karşılaştım. Böylece Oğuz Haksever kadar çaresiz, arkama baka baka geri dönecektim. Dönüş yolunda, bölgedeki alternatif rotalarda M2 ile yağmur altında doya doya sürüş yaptıysam da Hahntennjoch Geçidi tarafından ikinci kez mağlup edilmiştim. Dahası, İstanbul’a dönüp analog fotoğraflarımı banyodan aldığımda, kameramın arızalandığını ve hemen her fotoğrafımın bozulduğunu anlayacaktım. Gördüğünüz gibi geçitle ile çok iyi anlaşıyoruz! Hahntennjoch Geçidi tarafından alt edilmiş bir sürücünün hikayesi, bozulmuş film fotoğrafları eşliğinde yakında blogumda olacak. #bmw #m2 #roadtrip #hahntennjoch
Istanbul. #35mm #filmphoto
#bmw #x1 for @bmwturkiye #35mm #filmphotography
Dünyanın en önemli otomotiv başkentlerinden biri olan Münih'te uzun zamandır sokak fotoğrafları çekiyorum. Filmle çalıştığım ve dijital manipülasyonlara başvurmadığım bu fotoğraf serisi şehrin otomobil ve ulaşım kültürünü anlatıyor. Seriyle ilgili en büyük hayalimse bir gün Münih'te bir sergi açmak. 2017 yılında oldukça ucuz bir filmle deneysel çalışarak kaydettiğim bu fotoğraf, o gün gelene kadar, sosyal medyanın sonsuz genişlikteki sergi salonunda asılı kalsın. #35mm #filmphotography #munich #tbt
Merlin. #35mm #filmphotography
Ulaşımdan kaynaklanan en önemli kirliliğin at gübresi olduğu yıllarda, İstanbul trafiğindeki ortalama hız günümüzdeki ortalamadan daha yüksekti. Bu yüzden modern zamanların otomobil severi duran otomobille etkileşim kurabilmeli, tasarımı yorumlama yetisi kazanmalı ve bunu yaparken mide bulantısını kontrol edebilmelidir. #minimalcar #35mm #filmphotography
%d blogcu bunu beğendi: