İçeriğe geç

FORD FOCUS 1.0 ECOBOOST TITANIUM

_MG_1370

Yıllardır bangır bangır bağırıyoruz “içten yanmalı dünyada hayat var!” diye. Küçük ve şirin otomobil gezegenimiz üç gün sonra benzinsiz kalmayacak, önce bunda anlaşalım. İkinci olarak, çevreciliğin bir pazarlama taktiği olarak ele alındığı günümüzde, elektrik enerjisinin nasıl üretildiğini bilmiyormuş gibi takılan elektrikli araç üreticilerinin çevreden çok daha ciddi kaygıları var, bunda da bir anlaşalım ve devam edelim.

Son yılların pek popüler bir kelimesi var: downsizing. Turbo ve süperşarj gibi aşırı besleme teknolojileriyle motorların hacmini, doğal olarak yakıt tüketimini ve egzoz emisyonunu düşüren downsizing hadisesinin en ekstrem örneklerinden biri Ford Focus’u yürütüyor. Çok sıkıcı konular, farkındayım. Az daha sabır.

Efendim, Ford’a son iki yıldır yılın motoru ödülünü kazandıran bir ünite var. Üç silindirli, 1 litre hacminde ve 125 bg güç üretiyor. Evet ‘bin motor’ ve ‘125 beygir’… 1.6 litrelik atmosferik motorun yerini alması düşünülen bu motorla ilgili kaygıların olması elbet normal. “Sahiden ekonomik olur mu?”, “küçük motor titreşimli olmaz mı?” gibi… Eh, Direksiyon Başından Notlar‘ın son konuğu bu kaygılara cevap olacak. Sıkıcı kısım bitti, biraz sürüş yapalım!

Marşa bastığınızda buna benzer bir ses duyuyorsunuz ve canlanan motor rölantide ancak uyku modunda çalışan bir bilgisayar kadar gürültülü çıkarıyor. Hızlanmalar ise gayet akıcı, özellikle 3000-4000 devir arasında torku hissediyorsunuz ve motor, kırmızı çizginin başladığı 6500 devre kadar iştahla devirleniyor. Ayrıca 4000 devirden sonra öyle güzel sesler çıkarıyor ki aklınız oynar. V6’msı sesler duyuyorsunuz desem inanmazsınız değil mi? Gidin, test edin o zaman.

Fakat dar sokak aralarında ya da tırmanışlarda, motorun karakteri neredeyse dizel gibi oluyor. Sokak aralarında dizellerin ikinci vites pırlamasını bilirsiniz, işte bunda da aynısı var, birinci vitesi daha çok kullanmanız gerekiyor fakat alıştıktan sonra sürüşün akışı bozulmuyor.

_MG_1460

Peki ekonomi? Çok net bir olay var: ayağınıza hakim olmazsanız her otomobil çok yakar. 1 litreymiş deyip abanacaksanız ekonomi falan beklemeyin. İnsani sağ ayak hareketleriyle şehir içinde 7 litre tükettim ki gayet iyi bir değer.

1 litrelik motorla da yürüse Focus hala sınıfının en dinamik otomobili. Virajlara saldırmakta hiç kuşku duymuyor ki küçük motor sayesinde 30 kg hafifleyen burnu çok daha iyi hissettiriyor. Direksiyon hissi, vites geçişleri ve mekanik yol tutuşu sınıf standartlarını belirliyor.

Test aracımın Titanium paket olması yetmiyormuş gibi üzerine bir de opsiyonel Titanium X ve Smart paketleri eklenmiş. Yarı deri koltuklar, koltuk ısıtması, elektrikli sürücü koltuğu, Sony müzik sistemi, bi-xenon farlar, otomatik park sistemi falan filan… X paketin fiyatı 5.700, smart paketin fiyatı ise 2.000 lira. Üzerine bir de Focus ekleyince yaklaşık 60.000 liraya çıkıyorsunuz.

_MG_1488

İç mekanda göz yorucu bir kalabalık var. Fiesta’nın ön konsolundaki tuş kalabalığını eleştirmiştim fakat Focus’taki durum daha da vahim. Konsol komple düğme dolu. Çin kerhanesi gibi… Ayrıca yer yer otomobilin bütününe yakışmayan cins detaylarla karşılaşıyorsunuz. Örneğin sinyal kolunun çıkardığı ucuz plastik sesi. Yine de yarı deri opsiyonel koltuğumda, Ford’un muhteşem sürüş pozisyonuyla sürüş yapmak çok çok iyi hissettiriyor. Ayrıca minik motorun titreşim falan yapmadığını da belirteyim.

Her firmanın çok iyi yaptığı şeyler vardır. VW grubu kaliteli iç mekan yapar, BMW sürüş keyfi satar, Mercedes’ten ise konfor akar. Ford’un işi dinamizmin dibine vuran otomobiller yapmaktır ki bu yazıyı bir, hatta babasının otomobilini de sayarsak iki adet Ford kullanan bir adam yazıyor. Nasıl ki sevgili miniğim Ford Ka küçük otomobillerin en dinamik sürüş özelliklerini sunuyorsa, Focus da her zaman olduğu gibi C segmentinin en keyifli sürüşünü sunan otomobil olarak duruyor. Bu kez tek fark, daha karizmatik minik bir motorla yürümesi…

Alırsın Ford olursun lord;

Motorun devirlenmeye aç karakteri, müthiş sesi ve ekonomisi,

Sınıf standartlarını belirleyen sürüş keyfi,

Opsiyonel oyuncaklar.

Alırsın Ford olursun zort;

Konsoldaki tuş kalabalığı,

Genel kalite düzeyinin altında kalan bazı küçük detaylar,

Kabinden gelen minik sesler.

Diğer test sürüşlerine buradan ulaşabilirsiniz.

10 replies »

  1. iyi güzel de o motor ne kadar dayanır acaba..sonucta 1.0 motor…bence matıklı değil boyle motorlar..eminim ki belli km den sonra sorun çıkarma potansiyeli çok.30 kilo taşıyan bir insana 100 kilo yüklemek gibi bişey..sonuçta mekanik araçlar biyerde yorulur..

    • Vakti zamanında 1.4 TSI ilk çıktığında da benzer kaygılar yaşanmıştı ve ilk nesil TSI motorlar sorun çıkarmaya meyilliydi fakat şu an taş gibiler. Bunun sonu da farksız olacaktır ki Ford bu motora elektrikli süperşarj ekleyerek 180 bg güç aldı, önümüzdeki yıllarda kullanmayı planlıyorlar.

  2. bu açıklayıcı yazıyı zamanını harcayarak ve en dobra bir şekilde yazan arkadaş sana çok teşekkür ederim…

  3. Bende 1.o ecobost kullanıyorum. Şu an arabamdan memnunum. Şehir içi yakıt verileri yazın 7 lt /100 km, kışın ise 8,5lt civarında.. Şehir dışında ise eğer 120 km üzerinde hızda seyrediyorsanız 6 lt/ 100 km civarında yakar.90 km hızda ise 4,5-5 lt/ 100 km yakıt tüketmektedir. Araba seri sayılır ama bir spor otomobil kadar seri sayılmaz.

  4. Bir öğrenci olarak bir arabadan performans ve yakıt tasarrufu isterim. bu arabanın performansını nasıl buldunuz * 170 nm tork kasayı ara hızlanmalarda kaldırabiliyor mu ? araba esnek mi 😀 ?

  5. 2012 ekim ayından bu yana kullanıyorum. Hayal ettiğin her hareketi yapabilen, önyargıları parçalayan, en agresif kullanımla 7.5 lt yi geçmeyen, satmaya kıyamadığım, malzeme kalitesi çoğu babaya beş çeken, canavarım. Şu an 45000 km de ve daha da güçlü. Allah şahit, ekonomik durumumu ayarlarsam 1.5 ecoboost hayalim var. ECOBOOST tan şaşmam. Bmw vw vesaire 1.0 yapıyo fakat ya alt segment ya da patlak tasarım. Daha ne diyelim…. hele birde bileğiniz kuvvetliyse 2.0 motor kullanan çoğu keko nal toplar. Emin olun. Sesine hastayım koçumun.

  6. 2013 haziran ayından beri kullanıyorum 1.o şu anda 106500 km de aracım normal bakımlar dışında henüz bir arıza vermedi ortalama yakıt tüketimi 6.2 motor küçük ama işlevi on numara önceki aracım da focus 1.6 idi ondan daha seri ve daha güçlü yol tutuş sürüş konfor her şey gayet güzel ilk günki gibi tık yok arabada ford iyidir iyi

  7. Hocam merhaba bmw surus keyfi focus dinamizm demissiniz ya kavramlari anlamaya çalışıyorum.dinamizim ile surus keyfi farkli mi.biraz acar misiniz mersedes konfor demissiniz vw de konfor yokmu yada focusda…nedir bu konfor dinamizim ve surus keyfi…ikinci sorum mazda 3 ile focus kiyaslamasi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

INSTAGRAM

“Haritalar, ruhsuz şeyler.
“Bu yolun Karadeniz’e tepeden bakan bir hali var. Karadeniz’in azametine ve haşmetine kayıtsız görünecek kadar yüksekten uçan ve sürücüye gözdağı veren bir yol. Virajlar, tepeler, gizli kıvrımlar, yoldaki her şey sürücünün tüm dikkat ve saygı rezervini her an talep ediyor. Dipsiz uçurumlar tehditkâr görünüyor. Burayla ilgili eski haberler ise yolun ciddiyetini hatırlatıyor. Önceki deneyimlerime kıyasla yoğun, sert ve sarsıcı bir sürüş.”
Jaguar’da satış danışmanı olarak işe başladığında E-type showroom’larda son günlerini geçiriyordu. Yaşını ortaya çıkaran bu bilgiden pek hoşlanmaz. Geleneksel otomobilin milenyuma dek süren yükselişinin her anına tanıklık etmiş, Woodstock Festivali’nde eğlenmiş, seksenlerin savurganlığında aynaların ve dönem otomobillerindeki düz konsolların hakkını vermiş sımsıkı bir eski toprak: Tony Walker.
BMW 4 Serisi Coupé ile sabah beşten akşam dokuza, Marmara Denizi’nin çevresinde bir tur. Ve Uludağ’dan bazı film fotoğrafları. BMW Joy Blog’da yayınlanan sürüş notlarıma profilimdeki link üzerinden erişebilirsiniz. #filmisnotdead #bmw #4series
Varşova’da Stalin’in yaptırdığı Kültür ve Bilim Sarayı için Polonyalıların çıkardığı bir söz var. “Kentin en mutlu yeri o yapıttır, çünkü her yeri görür, kendi çirkinliğini göremez,” diyorlar.
BMW 4 Serisi Coupé ile sabah beşten akşam dokuza, Marmara’nın çevresinde bir tur. Ve Uçmakdere’den bazı film fotoğrafları. BMW Joy Blog’da yayınlanan sürüş notlarıma profilimdeki link üzerinden erişebilirsiniz. #filmisnotdead #bmw #4series
Ikea labirentinden kurtuldum diye sevinirken mobilya kutusunun bagaja normal yoldan girmeyeceğini fark ediyorum. Bir umut, kabinle yükleme alanını ayıran fileyi indiriyor ve ambalajı kapıdan içeri aldıktan sonra arkaya yerleştiriyorum. Benzersiz arbedeyi izleyenlerin ve bulaşık fırçasının keyfine ise diyecek yok. Siz siz olun BMW Z3 Coupe ile mobilya alışverişine gitmeyin!
BMW 4 Serisi Coupé ile sabah beşten akşam dokuza, Marmara Denizi’nin çevresinde bir tur. Ve sürücünün bakış açısından bazı film fotoğrafları. Sürüş notları yakında bmw.com.tr ‘de olacak. #filmisnotdead #bmw #4series
Otomobili endurans yarışçısı gibi gösteren yol kirini seksi buluyorum ve bu konuda yalnız olmadığımı biliyorum.
Tatsız bir olay: 205'in arka tamponunun orijinal olmadığını otomobili satın aldıktan hayli sonra fark ediyoruz. O dönem Peugeot'da ürün yöneticisi olan Emre, Fransa'ya yazıyor. Sonra konuyu tatlıya bağlıyoruz. 205'i ben kullanıyorum. #tbt
“Otuzlarda doğan Zeki Bey onu 1993 yılında satın alıyor ve 2015 yılında vefat edene kadar yaklaşık 85.000km boyunca kullanıyor. Servis kayıtlarına baktığınızda kendisinin otomobiline obsesyon seviyesinde bağlı olduğunu görebiliyorsunuz ki ölümünden sonra Zeki Bey’in eşi otomobili aynı özenle saklamayı ve gözden uzak tutmayı tercih etmiş. Ve Zeki Bey’in manevi emaneti bugün yeni evine doğru yol alıyor.“
Ve 2020’nin keskin köşelerini yumuşatan yeni bir otomobil. Hikayesini hafta sonu blogumda yazacağım.

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

%d blogcu bunu beğendi: