İçeriğe geç

ORTA DİREĞİN SOSYETİK GÜZELİ: MAZDA 3

DSC_5742***

Güncel not: Bu testin ardından Mazda3’le İstanbul Park’ta yaptığım sürüşün video ve notlarına buradan ulaşabilirsiniz. Aşağıda ise ilk yaptığım testin notları mevcut. Keyifli okumalar.

***

Mazda 3’e bakıyorum.

Sonra C segmentindeki diğer otomobilleri şöyle bir düşünüyorum.

Ortam askerlik şubesi, 3 ise Reon Kadena kadar güzel bir Asyalı…

Hadi Golf edebiyle bakıyor da, Focus resmen ölümüne kesiyor çekik gözlü güzeli.

***

Güzel bir otomobil.

Güzelliğiyle kendisinden çok daha pahalı modellere dahi ‘üç’ kardeş gösterebilecek kadar güzel.

Kırmızı olsun, mümkünse hatchback olsun, el alemin canı yansın, CLA’lar ortadan çatlasın…

***

Test aracım ise sedan bir Mazda 3.

Sedan diyoruz ama işin doğrusu fastback.

Yani hatchback ile sedan kırması…

Dilimiz alışmadığından sedan deyip geçiyoruz, yapacak bir şey yok.

***DSC_5713

Otomobilin dış tasarımla ilgili en küçük bir problemi olduğunu düşünmüyorum.

Test aracım gibi Power donanımlı, yani gırtlağına kadar dolu modellerde gelen 18’lik jantlar bahse değer diye düşünüyorum. Çok kollu jant deyip geçmeyin, hatlarını dikkatlice süzün. Neden bahsettiğimi anlayacaksınız. Nefis!

Dış tasarım Reon Kadena deyip bu bahsi kapatalım.

***DSC_5710

Mazda 3’e dışarıdan bakınca beklentileriniz istemsiz olarak öyle bir yükseliyor ki, içeri geçince biraz duraksıyorsunuz.

Bu durumu Mazda 6‘da da aynen yaşamıştım…

Dışarıdaki ışıltı, kabine tam anlamıyla yansımıyor.

Direksiyon, multimedya sisteminin tuşları ve klima kumandaları gibi çok kullanılan kontrollerin kalitesi harika.

Ne var ki, kabini oluşturan parçaların genel kalite düzeyi arasında zaman zaman gelir adaletsizliği fark ediyorsunuz. Örneğin cam kumandasıyla, multimedya kumandasını masamın üzerine koysam, bu iki parçanın aynı otomobilden çıkabileceğini düşünmem. Biri Hande Yener, diğer Lana Del Rey…

Ayrıca görünen yerlerdeki plastik kalitesi gayet yeterli olsa da, gözden ırak bazı noktalarda ucuz plastiklere rastlamak mümkün.

Kabinle ilgili bir başka notum, multimedya sistemi ile Bose ses sisteminin sınıf standartlarını aşmış olması. Şahane!DSC_5704İç mekanı bütün olarak incelediğimde ise, malzeme ve işçilik kalitesiyle, genel standartlarıyla ve kullanışlılığıyla gayet yeterli bir kabin bulduğumu söyleyebilirim.

Fakat dışarıdaki ışıltıdan, dışarıdaki zarafetten biraz da içeri istiyoruz.

***

Gelelim hacim meselesine. Arka tarafta diz mesafesiyle ilgili bir problem yaşamadım fakat boyu 185’i aşanların saçları tavanı hafifçe fırçalamaya başlayacaktır diye tahmin ediyorum.

Bagaja ise bütün halde üç, parçalarsanız dört ceset sığacaktır.

***DSC_5744

Tekerlekler dönmeye başladıktan sonraki ilk birkaç kilometre müthiş aydınlatıcıdır. Bu kısımdaki notlarımı olduğu gibi paylaşayım;

Konfor-Dinamizm skalasının dinamizm tarafına kayan şasi ve süspansiyon ayarları 90’lı yıllara has bir dürüstlüğe, basitliğe ve keyfe sahip 

Vites geçişleri mekanik bir hissiyatla birlikte, tereyağından kıl çeker gibi gerçekleşiyor

Kabinde bir miktar yol gürültüsü var

***

Şimdi, sürüşle ilgili detayları irdeleyelim.

Otomobilin yol tutuş karakteri bana birçok açıdan Focus’u hatırlattı: Tahmin edilebilir, ayarlanabilir ve keyifli…

Bu haliyle Focus’a kafa tutabilecek kadar sportif yürüyen 3, konfordan da mecburen ödün vermek zorunda kalıyor fakat bunun karşılığını virajlarda fazlasıyla veriyor.

Direksiyon hissiyatı çok kuvvetli değil fakat sertlik ve tutarlılık anlamında sorunsuz olan direksiyondan daha fazlasını istediğiniz olmuyor

1.5 litrelik atmosferik motor 90’lara has bir yoğunluk ve lezzetle birlikte otomobili aynen bu şekilde yürütüyor. Torku turbolardan daha zayıf olan fakat sırtımda, ağızda eriyen bitter çikolata kıvamında bir lezzet bırakan atmosferik motorlara bayılıyorum.

Videoyu izlerken gözünüz 43.3 litreye vuran anlık tüketim göstergesine takıldıysa ve korktuysanız hemen içinizi rahatlatayım. İstanbul trafiğinde ekonomik olmaya çok dikkat etmeden, fakat çok da gazlamadan 7-8 litrelik şehir içi tüketim verilerini yakalayabilirsiniz.

***DSC_5765

Dış tasarımıyla ve dinamik sürüşüyle Alman rakiplerinin yanında eciş bücüş oturmayı bırakın, bacak bacak üstüne atan ve bakışlarını bir an olsun yere indirmeyen bir Japon güzeli Mazda 3…

Ayrıca rakiplerine kıyasla fiyat/donanım konusunda bir nebze avantajlı durumda.

Dış tasarımındaki ışıltıdan kabini biraz nasiplenirse, yol gürültüsü azaltılırsa ve yol tutuş karakteri çok değil, azıcık yumuşatılırsa 10 üzerinden 8 değil, 10 üzerinden 9 alacaktır.

Hepinize hayırlı zoom-zoom’lar.

Otomobilin fiyatlarına buradan, yaptığım diğer testlere şuradan, daha fazla fotoğrafa ise aşağıdaki galerinden ulaşabilirsiniz;

38 replies »

    • Round 1: Tasarım. Kazanan Mazda
      Round 2: Rafinelik. Kazanan VW
      Round 3: Dinamizm. Kazanan Mazda
      Round 4: Konfor. Kazanan VW.

      Kendi kriterlerinizi yukarıdan bir araya getirin, cevabı kendiniz bulun derim 🙂

      • Çok büyük bir hata yaptım,YENİ,1.4 VW aldım,arabada şu anda 880 KM ve pek çok arıza var,son marifet’i de DSG arızası,Bu yüzünden VW tarafından geri çağrıldı.Aman araba alırken lütfen iyi araştırın,benim yaptığım hatayı yapmayın.Teşekürler.

  1. Bir solukta keyifle okudum hocam.

    Ancak, Mazda ve Honda dizel konusunda neden bu kadar ısrarcı? Ben yılda 20-25 Bin km yapıyorum, otomatikman 3 ve Civic ilgi alanım dışında kalıyor.

    • Mazda’nın 2.2 litrelik düzgün bir dizeli var fakat malum, ÖTV’den dolayı başı derde girer. Hacim saçmalığıyla vergi ödeyen nadir memleketlerden biri olduğumuz için de bu duruma düşüyoruz.

      • Vergi saçmalığını bir tek otorite görmüyor sanırım, aynen katılıyorum. Bu iki firma da gamlarına şöyle eli yüzü düzgün bir 1,6 / 1,5 dizel opsiyon ekleseler hem piyasa kızışır, hem gözümüz gönlümüz açılır 🙂

    • Size güzel bir haber vereyim. Mazda2 ile birlikte 2015 ortalarında gelecek Skyactiv-D 1.5 Litre Mazda3’te de kullanılacak. Otomatik şanzıman seçeneğiyle.

  2. İsmail bey aracın sürüş dinamiklerini focus’a benzetmekle doğru bir tahmin yapmışsınız zaten aynı platformu kullanıyorlar.

  3. güsel araba lakin sanruf yok yani var da tc’de yok. bekliyoz bakalım gelcek mi? fakat yeni mazda 2 de aklımı biraz çelmiş durumda. hem iç hem dış görüntü olarak abisini tokatlayacakmış gibi duruyor. üstelik 1.5 otomatik dizel… çiğ bile yenebilir sanki öyle güzel.

  4. Mazda 3 e onumuzdeki sene 1.5 dizel 122 hp ve 320nm tork ureten bir motor gelecek zaten.Ayni motor 105 hp 250 nm tork ile önce mazda 2 de kullanilacak.Bilginize..

  5. Dizel haberlerine çok sevindim, her ne kadar İsmail Bey’in süprizini bozmuş olsalar da 😀

    Aslında Renault’un dizeli olsa daha iyi olabilirdi malum, oturmuş bir motor ve dayanıklılığından süphe yok. Ancak bir yerden başlamaları bizim gibi yakıt fiyatlarının semada gezdiği ülkeler açısından çok iyi. 6,5 ay ABD’de Mercury Villager kullandım, 3500 motor benzinliydi, 6,5 ayda 18bin mil yol yaptım, aylık benzin masrafım 50 doları geçmiyordu. Benzinin ucuzlamasından medet ummayı bıraktığımız için düşük motor hacimlerinden medet umar hale geldik ne yazık ki.

  6. Videoyu izlerken gözünüz 43.3 litreye vuran anlık tüketim göstergesine takıldıysa ve korktuysanız hemen içinizi rahatlatayım. cümlesindeki video

      • 🙂 teşekkürler. Yalnız 43,3 lt ye vuran anlık tüketim kadar head up display ve gösterge paneli de dikkat çekici videoda. what’s going on da iyi gitmiş bose ile. İsmail Bey, siz olsanız renk olarak ‘reflex mavisi mika’ yı mı seçerdiniz yoksa lansman rengi kırmızıyı mı?

    • Yol tutuş limitinin %80’lik ilk bölümünde Focus ile neredeyse aynı fakat son %20’lik bölümde Focus kadar şeffaf ve organik kalamıyor çünkü Focus’tan bir fırt daha konforlu.

  7. Ben Golf ile Leon arasında kararsız kalanlardanım. Teknik altyapı hemen hemen aynı, Leon daha donanımlı, Golf daha konforlu gibi. Aradaki uçurum fiyat farkını anlamış değilim. Leon led paketi ile tip olarak benim daha çok hoşuma gidiyor ve donanımın daha zengin olmasıbenim için önemli. Siz ne dersiniz. Herşeye rağmen yine golf mü?

    • Golf’teki olgunluk ve rafinelik hissiyatı bir nebze daha yüksek. Leon’sa gazlamaya teşvik eden türden bir enerjiye sahip. Sportif sürüş çok mühim değilse bence Golf alın

  8. Hangi arabayı kullanırsam kullanayım aklımda hep Mazda 3 var. Şimdi megane var altımda, bir depo 900 km. nin altına inmiyor ama yine 3’ü düşünüyorum. Sanırım kaşınıyorum. Çok güzel bir inceleme üstad, teşekkürler.

  9. Merhaba
    Mazda 3 sedan power sense modelini almayi dusunuyoruz. Ancak yukaridaki yorumlardan anladigim kadariyla yakit tuketimi konusunu iyi degerlendirmek gerekiyor. Yakit tuketimi fabrika verilerinin cok ustunde mi? 1.5 dizel motora gore yakit ayni mesafede ne kadar farklilik gosterir merak ediyorum. Bir de mazda 3 sedan icin dizel motor seceneginin de geleceginden bahsetmissiniz. Ne zaman Turkiyeye gelecegi ile ilgili kesin bir tarih var mi? Acaba bekleyip dizel secenegini mi degerlendirmek uygun olur. Bir de saglamlik ve guvenlik donanimlari konusunda yorum yapabilirseniz cok sevinirim.

  10. Merhaba Ismail bey, şu ana kadar Mazda 3 hakkında okuduğum en güzel yazı. Açıkçası Türkiye ye gelen neredeyse ilk kırmızı Otomatik Sedan power sense paket aracı kullandığım dan ne demek istediğinizi çok iyi anlıyorum. Aracı kullanmak cidden çok zevkli. Heryerde inanılmaz dikkat cekiyor 150-200 bin TL lik araç sahipleri bile bakiyor. Aracın dış ve iç dizayninda, hakimler ve inanılmaz dolu teknolojik özelliklerde (sense paket) diyecek hiç birşey yok. Sakın sürüş ve uzun yol yakıtı iyi. Motor performansı ise zevkli olmakla birlikte haddinde. Max hızlar 185 civarı. .. herkese tavsiye ederim…

  11. lütfen bana yardımcı olun honda cıvıc elegance eco otomatik şanzuman düşünüyorum özellikle yakıt açısından ama nette bazı yorumları okuyunca yok içeriye çok ses veriyor yok kalitesiz malzeme vb.. gibi hep aklım karışıyor şimdi mazda 3 baktım çok güzel araba ama yakıt herhalde biraz yüksek ve iç dizaynı biraz basit geldi bana tabii zevk meselesi ..özellikle otomatik şanzumanda kime sorsam honda diyor lütfen bana söylermisiniz honda mı mazda mı veya hangi araç benim için uygun olur eşim için alacağım aracı tabii bende kullanacağım ama acil cevaplarınızı bekliyorum teşekkürler…..

  12. İsmail bey anlatım icin teşekkürler. Gayet basarili Ben de niyetlenip mazda alamayanlardanim ama yeni 3 gerçekten iyi. Birde 2015 nisan gibi takeri modeli ni satisa sunucaklarmis bilgin varmi araba super gözüküyor ama içeriğini bilmiyorum belki senin bir araştırmanın vardir

  13. İlk TR Standartlarına Uygun Dizel Yeni Mazda CX-3 1.5 D 22 Mayısta AutoShow Fuarında Görücüye Çıkıyor,
    Yanında Da Hızlı ve Sportif Kardeşi MX-5 Var İstanbul.

  14. Merhaba direksiyon hissiyati biraz zayıf demissiniz ya.ne demek direksiyon hissiyati.tepkiler mi zayif demek acaba.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

Evde internete erişim şansını henüz yakalayamamış doksanlar çocuğu için uzun metrajlı pornografiye ilk adım: Gone in 60 Seconds. O dönem ilk gençliğe uzanmaya çalışan bu nesil, 2000 yapımı film boyunca, her biri kadın isimleriyle kodlanmış elli otomobilin çalınırken nasıl göründüğüne ve yirmilerinin ortasındaki sarı saçlı Angelina Jolie’ye bakardı. Sinematik açıdan hayli kusurlu bulmama rağmen ‘60 Saniye’nin birçok otomobil tutkunu için ilk tetikleyicilerden biri olduğunu düşünüyorum. Filmde ekip lideri Memphis Raines’in (Nicolas Cage) önce otomobillerin yerlerini belirlediğini, fotoğraflar çektiğini ve sonra işe koyulduğunu görürüz. Kendisinden aldığım ilhamla altmış saniyede yarattığım analog fotoğraf setini paylaşıyorum. Umarım listede olmayan bir otomobili fotoğrafladığım için öfkelenmez. #35mm #olympus #mju #fujicolorc200 #honda #nsx #parkedcar #gonein60seconds #filmphotography #filmisnotdead #petrolicious
Varlığını doğaya borçlu olan insan biraz hızlanmaya, biraz yükselmeye görsün çabucak unutur bunu. Kibrinin önünü alamaz. Öyle ki doğayı kafeslenmiş bir sirk ayısı beller de onunla keyif için uğraşmaya yeltenecek kadar şımarır, alçalır bazen. Doğa ise bunu sessizce izleyecek kadar bilgedir. Tekniğinin özünü ateşli silahlara borçlu olan otomobil, tıplı silahlar gibi, insanın içine konduğu simülasyona hükmetme ateşini körükler. Mesafeyi kısaltan, zamanı baskılayan otomobil şımartır özgürleşen insanı. Oysa insanın kendisi gibi, otomobili de bir damla suya muhtaçtır. Bu fotoğraf seti otomobil ile doğa arasındaki ilişkiye dair bir deneme. Doğadan aldıklarıyla doğaya büyüklenirken doymayan gözlerimiz ve kızarmayan yüzlerimiz için. #35mm #filmphotography #leica #leicaM6 #kodakgold200 #bmw #bmwx2 #somewheremagazine #gökçeada
Kırmızı otomobilimin gençleşme süreci yaklaşık bir aydır devam ediyor: İkinci nesil BMW 5 Serisi yollarda çok nadiren rastlayabileceğiniz şık ve pratik bir seksenler spor sedanı. Sahip olma arzusunu güçlendiren bu durum aynı zamanda otomobilin teknik süreçlerini evde vegan misafir ağırlamaya benzetiyor. Son bir ay bu açıdan gerçekten öğretici oldu: ‘Çalışıyorsa, dokunma!’ prensibinin seksenlerde ne anlama geldiğini, günümüz ustalarını yetiştiren emekli ustalarla sohbet etmeyi ve BMW Classic Parça Departmanı’ndan Ankara İvedik Oto Sanayi’ne kadar, kurumsallık spektrumunun kutupları arasında sert geçişler yaparak parça aramayı öğrendim diyebilirim. Altı silindirli, mekanik enjeksiyonlu benzinli motorun kapsamlı revizyonu tamamlandı sayılır. Döneminde bile zor bir iş sayılan, soğuk çalıştırmadan sıcak çalışma düzenine geçişi sağlayan kompleks mekanizma artık pürüzsüz işliyor. Bunun için otomobilimin tüm işlerini idare eden Talha Usta’ya bir de buradan teşekkür etmeliyim. Kendisinin motordaki işleri bitti sayılır, sırada yürüyen aksam var ki otomobillerde yaş kavramı büyük ölçüde yürüyen aksamda gizli. Yıllar içinde sertleşen takozlar, damperler ve yaylar başta olmak üzere süspansiyon sistemi tamamıyla revize edilecek. Bunun kırmızı otomobilin sürüşünü en az on yıl gençleştirmesini bekliyorum. Talha Usta’nın ara ara yolladığı ‘teste gel’ mesajları bu sürecin en keyifli kısmı. Eski ve yeni insanları, tozlu bilgileri, Almanya’daki yedek parçacıları, Talha’nın sabrını ve banka hesabımı bir araya getiren kırmızı otomobilin işi tamamlandığında yollara çıkacağım ve bugünkü gibi set set analog fotoğraflar eşliğinde, hikayeler yaratacağım. #bmwclassic #bmw #5series #e28 #35mm #leica #leicam6 #kodak #portra800 #filmphotography #filmisnotdead
Pink Floyd klipleriyle benzer duygular uyandıran kısa, sade bir sürüş. Otomobilden çayırlara taşan High Hopes solosu eşliğinde Kodak Gold filme kaydettiğim fotoğrafları yine aynı şarkı çalarken paylaşıyorum. #35mm #leica #leicaM6 #kodakgold200 #filmphotography #filmisnotdead #filmcommunity #mini #cooper #roadtrip
Otelde sabahın ilk yumurtası kırılmamışken, Münih’ten yola çıkıyor ve güneye, Enzo Ferrari’nin evi Modena’ya doğru sürüşe başlıyorum. Avusturya sınırını geçtiğimde, navigasyon ekranında tanıdık köylerin isimleri beliriyor. Geçen Mayıs ayında çığ yüzünden kapalı olduğu için bana ve M2 Competition otomobilime yol vermeyen Hahntennjoch Geçidi’nin Kasım’da açık olacağına hiç ihtimal vermiyorum. Yine de üçüncü kez denemeye değmez mi? O akşam autostrada üzerinde 110km/s sabit hızla yol alırken gün içinde olanları zihnimde tekrar tekrar oynatıyorum: Hahntennjoch açıktı, bomboştu, karla kaplıydı… Gran Turismo teaser’ı gibi görünen bu sürüş cennetinde 340bg’lik arkadan tahrikli bir ateşli hatchback ile tek başımaydım. Yaklaşık üç saat boyunca sadece sürüş yapmış ve yoruldukça fotoğraflar çekmek için mola vermiştim. İlk iki denememde beni yoldan çeviren Hahntennjoch, bu kez eli açık davranarak büyük bir hediye sunmuştu. Yoğun sürüş deneyimi, soğuk hava ve 2000 metrede kardan yansıyan sert güneş ışığı bir araya gelince enerjim beklediğimden çok daha çabuk tükeniyor ve otoyolda birkaç kez başım öne düşüyor. Yakıt tankları eşek idrarıyla doldurulmuş gibi görünen bir istasyonda mecburen duruyor ve bir kahve daha alıyorum. Neyse ki İtalya’da kötü kahve içmek söz konusu değil… İçeriden Coşkun Aral kadar yelekli bir pompacı çıkıyor ve yakıt almayacağımı anlayınca bozuk bir yüz ifadesi takınıyor. Ona bir sigara veriyorum derken elimdeki Leica ilgisini çekiyor, biraz sohbet ediyoruz ve makaramdaki son birkaç kareyi onun için kullanmaya karar veriyorum. 36 kare tükendiğinde, yorgunluktan makarayı geri sarmayı unutuyor ve kameranın kapağını açtıktan birkaç saniye sonra hatamı fark ediyorum. O anda pompacının tüm aile bireylerine küfür ederek kapağı tekrar kapatmama rağmen film hasar görüyor. Keyfim kaçsa da Enzo Ferrari’nin köyünde buna üzülecek değilim, yarın görmem gereken bir hiper otomobil sergisi var, şimdi tekrar yola koyulmalıyım. #35mm #leica #leicaM6 #kodak #portra800 #filmphotography #filmisnotdead #bmw #m140i #roadtrip
16 yaşındaki oğlu McLaren’da mühendislik stajına başlayan arkadaşım Marc dün şöyle bir şey söyledi: Otomobil hayatımızı şekillendiriyor. Oğluma yıllar önce bir proje otomobili hediye etmeseydim, bugün Senna motoruyla uğraşıyor olmayacaktı. Geçen hafta, yeni otomobilimle ilk sürüşümü Ankara’dan İstanbul’a yaptım. Eve vardığımda, Emre ve Ümit onu incelerken, son enerjimle o anları kaydettim. Film banyodan bugün çıktı ve fotoğraflara bakarken Marc’ı hatırladım, ona hak verdim. Evet, otomobil hayatımızı şekillendiriyor. Öyle olmasaydı, 35 yıllık bir klasiğin içinde üç yaşına dönen Emre ve Ümit hayatımda olmayacaktı. Otomobiller, güzel şeyler, iyi ki varlar.
“Bahçeköy-Kemerburgaz orman yolu geceyarısından sonra esrarengiz bir yere dönüşür. Işıkları olmayan bu yol, gecenin sessizliğinde diğer otomobilleri aydınlatır ve sürate rüzgar sesiyle alkış tutar. Burada günaşırı sürüşe çıktığım gecelerin bazılarında, ancak Comfortably Numb solosuyla erişebildiğim yükseklikleri gördüğümü hatırlıyorum. Farlar sarımtırak bir perde oluşturur ve yaprakların, trafik tabelalarının ve parlayan asfaltın rolleri paylaştığı bir kısa film başlar. Üç beş dakikalık bu performasın sonunda ise hararetin ve nefesin normale dönüşü beklenir,” diye yazmışım üç yıl önce. Bu sonbaharda bir değişiklik yaptım ve İstanbul’daki gece sürüşlerimin vazgeçilmezlerinden olan yolu elimde kameram, gündüz vakti, yürüyerek geçtim. Hızla yaklaşmaya ve hızla geride bırakmaya alıştığım tanıdık virajları adım adım deneyimlerken çektiğim analog fotoğraflar, yeni bir alışkanlığın hatırası olarak böylece kalsın. #35mm #leica #leicaM6 #kodakportra #filmphoto #filmisnotdead #istanbul
Gün boyu ‘Friends Will Be Friends’ şarkısını mırıldanmış ve gelişigüzel, özensiz analog fotoğraflar çekmiştim. Tam da Kodak Gold’un sevdiği gibi...
Güzel bir haber: Benim de yazarlarından biri olduğum Borusan Turuncu, Uluslararası Stevie İş Ödülleri 2019’un blog kategorisinde altın ödüle layık görüldü. Hafta sonu Viyana’da düzenlenen törende Borusan Holding’i ve Turuncu’nun 150’den fazla yazarını temsil etmek gurur vericiydi. Blogu kuran ve yaşatan sevgili arkadaşım Merlin’le birlikte, tüm dünyadan yüzlerce iş insanına hikayenin profesyonel yaşamdaki kıymetini hatırlattık. #borusanturuncu #stevies2019
%d blogcu bunu beğendi: