İçeriğe geç

ULTIMATE DRIVING MACHINE, ULTIMATE DRIVING ROAD İLE BULUŞTUĞUNDA

Önümdeki kamyondan birkaç seçim çalışmasına yetecek kadar duman çıkıyor…

Elimi sunroof kumandasına uzatıyorum. Fakat ‘bızzzzttt’ sesi son bulana kadar otomobilin kabini on numara yağ dumanıyla doluyor.

Durup beklemenin en iyisi olacağına karar verip uygun olan ilk noktada sağa çekiyorum.

Kamyonun yaralı bir su aygırını andıran sesi kapkaranlık ormanın derinliklerinde kaybolana kadar ciğerlerim oksijenle doluyor. 

21 yıllık farların ışığı ancak kendilerini ve yolun kırk elli metrelik bölümünü aydınlatıyor.

Işığa ihtiyacım var çünkü bu yolu ilk kez geçeceğim. Böylece ıssızlığa dayanarak uzun farları yakıyorum. 

Böylesi daha iyi.

Debriyaja basıyor ve  Haziran erikleri kadar gevrek ve lezzetli şanzımanı birinci vitese geçiriyorum.

Sıralı altının tınıları ormanın sessizliğinde hafifçe yankılanıyor ve yeniden ilerlemeye başlıyorum.

Nerede olduğumu merak ediyorsanız, burası Bahçeköy’ü Kemerburgaz’a bağlayan orman yolu. 

Zemin karamel kadar pürüzsüz fakat biraz kaygan, yolun her iki yanı ise alabildiğine ağaç…

Hatta zaman zaman üstünüzde birleşen ağaçların yarattığı mini tünellerden geçiyorsunuz. 

Bu yolla ilgili en sevdiğim detay, bir şeyler ters giderse yolculuğunuzun güzel bir ağaçta sonra erecek olması.

Bu yüzden gözlerim açık, bütün dikkatim sürüşte.

Rotadaki sayısız virajdan birine girmemle birlikte oldukça uzun ve açık görüşlü bir kıvrıma bağlandığımı fark ediyorum.

Üçüncü vitesteyim.

Prosedür açık…

Heel and toe ile ikiye geçip Vanos’un eşiğine gelene kadar devirleniyor ve otomobilin burnunu çizgiye oturttuktan sonra pedalı zemine yapıştırıyorum. 

Arka tekerlekler boşa dönmeye, farlar ağaçları aydınlatmaya başlıyor.

Bir ara  altımdaki şeyin 21 yaşında bir makine olduğunu hatırlayıp onu rahat bırakmak geçiyor aklımdan fakat hayır, şu an yaptığımız şeyin onu da en az benim kadar mutlu ettiğini hissediyorum.

Biliyorum kulağınıza garip geliyor fakat otomobillerin de mutlu ve mutsuz olduğu anlar vardır. 

Direksiyonun, şanzımanın ve pedalların her zamankinden daha tutarlı ve pürüzsüz çalışmaya başlamasından anlıyorum Leyla’nın mutluluğunu. 

Şahane!

Açık görüşlü virajların hemen hepsinde aynı şeyi tekrar ediyorum ve Leyla hiç birine yok demeksizin coşkuyla ilerliyor. 

Mutluyum.

Bu yolu keşfettiğim için, otomobilimle bu kadar iyi anlaşabildiğim için ve arka lastiklerim eski olduğu için…

Dönüş yolunda çekip Instragram’da paylaştığım bu fotoğraf birçok takipçiye kaza yaptığımı düşündürmüş ancak her şey yolunda. 

20141222-154906-56946362.jpg

Ultimate Driving Machine ve Ultimate Driving Road’un birlikteliğinden doğan hikayeleri zaman içerisinde çoğaltacağım.

Sağlıcakla kalın.

*

Bu yazı senin için Arda Kaan.

16 replies »

  1. Sadeliğe mi yoksa orjinalliğe mi daha çok takıntılısınız emin değilim fakat Leyla doğru ellerde gibi duruyor. Bu arada gerçek dünyaya dönecek olursak iki araç sahibi olmak size külfet getirmiyor mu? (Bildiğim kadarıyla yeni mezun bir mühendissiniz)

    • İş ve ev arası yürüme mesafesinde olduğundan ve iki araç da yaş itibarıyla en düşük MTV dilimine girdiğinden çok üzücü olmuyor aslında. Biraz delilik, biraz obsesyon lazım. Gerisi kolay 🙂

  2. Gece yatmadan son bi “ulan İsmail abiye de bi bakayım, zaten yine yazmamıştır direkt uyurum” düşüncesiyle girdim, bir de baktım ki yazı var, hem de e36. Yazıya üstünkörü göz geçirdim hafif uzunca. Son cümleye bir baktım ismim geçiyor! Ciddi ciddi duygulandım hatta ev arkadaşım şaşırdı 🙂 Aslında İsmail Abi hangi mevkiide olursan ol mutlu olmak için hiç beklemediğin en ufak bir şey bile insana yetip artabiliyor. Sen bu gece bana tebessüm ettirdin, sevdiklerin de sana ettirsin. Selametle

  3. Cidden resim ve yazının girişi kaza olduğunu düşünmeme sebep oldu. Neyseki sorun yok. Allah korusun. O yolları ben de çok severim ama 1.4 HDI ile pek zevkli olmuyor. 208 GTI’daki gibi güzel bir müzik eşliğinde Leyla ile bir video fena olmazdı aslında 🙂

  4. İsmail abi seni yaklaşık 2 – 3 aydir takip ediyorum titizlikle geçmiş yazilarini keyifle okudum yaklaşık 2 aylik bmw kullanicisiyim ( e39 5.28 ) senin de bmw sever olduğunu gördüm ve bmw ve sürüş zevki hakkinda yazdigin yazilari sindire sindire okudum bu yazinada bayildim nefis bi e36 ya sahipsin kazasiz belasiz

  5. Selam, uzun zamandir takip ediyorum blogunuzu, e36’yi gorunce dayanamadim yazayim dedim.

    98 328i vardi bende bir sene once, 191hp, manuel ve 320.000 kmde idi. Daha sonra mustang gt’m (v8 320hp otomatik) oldu ve bir gunlugune 2014 911s (pdk) surdum, simdi de e46 330 cabrio(otomatik) var.

    bunlari niye yazdim?

    yemin ediyorum 328i surerken aldigim zevki su yukarida yazdigim araclardan almadim. 100km ye 6.7sn de cikiyordu, mustang gibi hayvan, 911s gibi asiri rafine degildi, tam anlamiyla keyifliydi. mustangi virajlarda yol cizgisinde tutmak zordu, 911i ise cizgiden cikarmak. ama 328 cok dengeliydi. 190hp fakat cok agir degildi, 3.viteste rahat rahat 160 yapan bir arabayla cok guzel viraj aliniyordu be. yemin ediyorum araci virajlarda yuksek devirlerde tutup cikista gazi kokledigimde kafam 911den daha hizli carpiyordu koltuga.

    buralarda cok ucuz, 4000 liraya almistim, mekanikerime hediye ettim yenisini alirken. hala arada surerim, benim 330ci den daha zevkli geliyor. her virajda yalvariyor resmen ne olur vitesi dusurup debriyaji hizla birakayim diye.

    kisaca hayirli olsun, elektronigi ve saf surus zevkinin dengesini cok iyi bulmus bir arac kullanmaktasiniz.

    ufak soru, diferansiyeli acik (standart) bunlarin, limitli m3 diferansiyeli ile degistirmeyi dusunuyor musunuz?

    gonlumden e30 m3 geciyor, koleksiyonluk oldugundan biraz pahali (40.000 TL civari) insallah alacagim onu da bu sene. benim leyla da bu (cidden adini leyla koymustum aldigimda, sizin postu gorunce ayri bir sevindim)

    • Açıkçası şu an görünen veya görünmeyen herhangi bir yerde orijinali bozmak niyetinde değilim. Kilitli diferansiyelin benim damak zevkime fazlasıyla uyacağını düşünsem de, bana nedense otomobile hakaretmiş gibi geliyor değişiklikler

      • Bence otomobili kişi olarak görmek yerine bütünleştiğiniz bir elbise veya voltron olarak görürseniz kişiselleştirmenin ne kadar anlamlı seçenek olduğunu göreceksiniz. Elbette ki sadece yapılmış olması için yapılan “ricer” klasmanındakileri istisna tutuyorum.

      • Diğer yanım da aynen böyle söylüyor fakat ‘O’na saygısızlık diye düşünüyorum kendi keyfim için müdahalede bulunmak. Kara yoluyla Ring’e gitmeyi düşündüğüm halde, süspansiyon değişimini hiç düşünmedim mesela. Varsın 90’ların dürüstlüğüyle kalsın, ben yavaş gideyim 🙂

      • Yani bana kalırsa sonuçta seri üretimden ortaya çıkmış metanın herkesin karakterine uymasını beklemek hata olur. Tabi geçen yılların onu 90’lardaki zindeliğinde bırakmayacağını da unutmamak lazım. Markalar bile bu pastadan pay alabilmek için ortaya seçenekler çıkartıyorsa bize laf düşmez heralde

      • tekrar hayirli olsun, nazar degmesin, cok temiz gorunuyor araba yahu. kilitli diferansiyele gelince, arabayi uzun bir muddet kullandiktan sonra degistirmek isteyeceksiniz (cogu kiside boyle oluyor) cunku kilitli diferansiyel modifikasyonu genelde m3 diff.i takarak oluyor ve onun da oranlari daha kisa. tekerdeki tork orani artiyor, mis 🙂

  6. İsmail abi ciddi anlamda arabalar hakkınaki yorumların benim gözümde türkiye için en iyi 2 arasında (otopark ve sen en iyilersiniz, sinan abiye selamlar 🙂 ) abi sen istanbulda mı ankarada mı yaşıyorsun? birde otoparkın panpalarına girmeyi düşünüyor musun? bence efsane bişey olur sen de olursan 😀 hayırlı olsun 3.20 🙂

  7. Değerli dostum,uzun bir aradan sonra tekrar yazılarınlayım.Gaziantep’te seninle ve ”Ka” kareşimizle keyifli bir buluşmamız olmuştu.Umarım yine bir yerlerde yolumuz kesişir.İçindeki heyecan hiç eksilmesin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

INSTAGRAM

Bu yolla çok şeyimi paylaştım. Bugün epey geride kalmış üniversite yıllarımı, yazdığım onlarca otomobili, yirmili yaşlarımın ilk yarısını, balata tozlarıyla birlikte kırlara karışmış sürüş sırlarımı, motosiklet acemiliğimi, bisiklet hevesimi.
BMW 4 Serisi Coupé ile sabah beşten akşam dokuza, Marmara Denizi’nin çevresinde bir tur. Ve Uludağ’dan bazı film fotoğrafları. BMW Joy Blog’da yayınlanan sürüş notlarıma profilimdeki link üzerinden erişebilirsiniz. #filmisnotdead #bmw #4series
Varşova’da Stalin’in yaptırdığı Kültür ve Bilim Sarayı için Polonyalıların çıkardığı bir söz var. “Kentin en mutlu yeri o yapıttır, çünkü her yeri görür, kendi çirkinliğini göremez,” diyorlar.
BMW 4 Serisi Coupé ile sabah beşten akşam dokuza, Marmara’nın çevresinde bir tur. Ve Uçmakdere’den bazı film fotoğrafları. BMW Joy Blog’da yayınlanan sürüş notlarıma profilimdeki link üzerinden erişebilirsiniz. #filmisnotdead #bmw #4series
Ikea labirentinden kurtuldum diye sevinirken mobilya kutusunun bagaja normal yoldan girmeyeceğini fark ediyorum. Bir umut, kabinle yükleme alanını ayıran fileyi indiriyor ve ambalajı kapıdan içeri aldıktan sonra arkaya yerleştiriyorum. Benzersiz arbedeyi izleyenlerin ve bulaşık fırçasının keyfine ise diyecek yok. Siz siz olun BMW Z3 Coupe ile mobilya alışverişine gitmeyin!
Bu hafta sigorta poliçesini altıncı kez yeniledim. Yaza doğru kapsamlı bir bakıma girecek. Ve 2023 yılının Le Mans 24 Saat’inde Ferrari ve Porsche’nin rekabetini yerinde izleyecek.
BMW 4 Serisi Coupé ile sabah beşten akşam dokuza, Marmara Denizi’nin çevresinde bir tur. Ve sürücünün bakış açısından bazı film fotoğrafları. Sürüş notları yakında bmw.com.tr ‘de olacak. #filmisnotdead #bmw #4series
Otomobili endurans yarışçısı gibi gösteren yol kirini seksi buluyorum ve bu konuda yalnız olmadığımı biliyorum.
Tatsız bir olay: 205'in arka tamponunun orijinal olmadığını otomobili satın aldıktan hayli sonra fark ediyoruz. O dönem Peugeot'da ürün yöneticisi olan Emre, Fransa'ya yazıyor. Sonra konuyu tatlıya bağlıyoruz. 205'i ben kullanıyorum. #tbt
Tatsız bir olay: 205'i satın aldığımız gün üç sürücü-iki otomobil çıkmazında kalıyoruz. Bir kişinin kokulu Fiesta'yı kullanması ve gördüklerini kimseye anlatmaması gerekirken herkes aynı koltuğu istiyor. Sonra konuyu tatlıya bağlıyoruz. Bloktaki çatlaktan habersiz, 205'i ben kullanıyorum. #tbt
Geçen ay Anadolu’da 3500km yol kat ettim. Tek makarayla yetindiğim bu yolculuklardan bazı film fotoğrafları paylaşıyorum. #35mm #filmisnotdead #anatolia
Geçen ay Anadolu’da 3500km yol kat ettim. Tek makarayla yetindiğim bu yolculuklardan bazı film fotoğrafları paylaşıyorum. #35mm #filmisnotdead #anatolia

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

<span>%d</span> blogcu bunu beğendi: