İçeriğe geç

#TBT BMW 8 SERİSİ

Yeni BMW 8 Serisi’nin ülkemizdeki ilk sunumunda, grand tourer sınıfının hikayesinden ve değerlerinden söz etmiştim. Bu sunumun özünü aşağıda okuyabilirsiniz;

“Otomobil yaklaşık bir asır önce hayatımıza girdi ve medeniyetin yalnızca ulaşım çözümü değil, yaşam biçimini değiştirdi. Kültürel dünyamızın dinamiklerinden beslenme alışkanlıklarımıza kadar geniş bir alanı etkilemeyi başaran bu buluşu bir sosyal devrim olarak nitelendirmek mümkündür.

Söz konusu sosyal devrimin sütunları arasında yolculuk kavramı da yer alır. Otomobilin doğuşuna kadar zaruri hallerde seyahat etmek anlamına gelen yolculuk, otomobille birlikte keyfi ve kültürel boyutlar kazanmıştır. Avrupalı asiller, Avrupalı elitler ‘grand tour’ yani ‘büyük yolculuk’ kavramını yaratarak bazen birkaç yıl süren binlerce kilometrelik seyahatlere çıkmışlar ve bu yolla kendi kültürel dünyalarını zenginleştirmeyi, renklendirmeyi amaçlamışlardır.

Yeni coğrafyalar keşfetmek ve farklı kültürlerden etkilenmek üzerine kurulu olan grand tour akımının benimsenip yayılması sayesinde adına ‘grand tourer’ ya da ‘GT’ denilen otomobil sınıfı ortaya çıkmış ve ideal bir GT otomobilinin temel karakteristik özellikleri o dönemden günümüze kadar muhafaza edilmiştir.

Uzun otoyol düzlüklerini kısaltacak kadar güçlü, Alp geçitlerinin kıvrımlı virajlarını güvenle aşacak kadar sportif, uzun yolculukların her anını huzurlu kılacak kadar konforlu ve lüks olması arzulanan ideal GT yıllar içerisinde farklı markalar tarafından ele alınmış ve farklı baharatlarla zenginleştirilmiştir.

Yeni BMW 8 Serisi Coupe, ideal GT’nin güzelce yıllanmış olan karakteristik özelliklerini yaşatmakla kalmıyor, aynı zamanda BMW’nin bir asrı aşan mühendislik ve kültür mirasını geleceğe taşıyor. 

BMW’nin geleceğine, geleceğin BMW’sine merhaba deyin.”

SON

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

INSTAGRAM

Bahçeköy Orman Yolu rüyalarımdan bir parça.
20 Mart 1984’te, henüz 1164 kilometredeyken, Frankfurt’ta ilk servisi yapıldı.
Trakya kırlarında akşamüstü gezintisi.
Üç yıl önce bugün.
Burası Bolu ile Yedigöller Milli Parkı arasında uzanan dağ yolu. Görüşün ve zeminin sürekli olarak değiştiği parkurda, tutunma ruleti oynayarak geçirdiğim doyurucu sürüş dakikalarının ardından, çok önemli bir teslimatı tamamlamanın mutluluğunu yaşıyorum. #familytime
BMW i4’le 2000 kilometrelik yol arkadaşlığımızdan bazı notlar.
Bahçeköy Orman Yolu’nda bir Isetta’nın direksiyonuna geçmeyi ve Gran Turismo coşkusuyla sürüş yapmayı gerçekten çok istiyorum. Bu fantastik sürüşe, bas efsanesi Charles Mingus’un Isetta döneminde kaydettiği Haitian Fight Song’u bence çok yakışır ve otomobil, yol, sanat üçlüsü eşsiz biçimde tamamlanırdı.
1955 yılının Paris Otomobil Fuarı’nı ziyaret edenler, geçen yüzyılın dört tekerlekli rock yıldızlarından birisinin doğuşuna tanıklık ettiler. İsmi bizdeki karşılığıyla ‘tanrıça’ ya da ‘ilahe’ anlamına gelen bu otomobilin ziyaretçiler üzerinde nasıl bir etki bıraktığı, fuar süresince imzalanan 79.000 sipariş formundan tahmin edilebilir.
Amsterdam sakinlerinin bisikletle ilişkisini gözlemleyen bir gezgin, bu şehrin tekerleğin icadına dair kutlamaları neden bu kadar uzatıp abarttığını düşünse yeridir. Tarihi kanallar boyunca tez canlı pedal çeviren kadın ve erkek yüzlerinden bir coşku, bir gurur, bir iştiyak okunuyor ki Avrupa’nın başka şehirlerinde benzerini görmedim. Hollanda başkentine özgü olduğunu düşündüğüm bir diğer konuysa bisikletlinin yayalar da dahil olmak üzere çevresine son derece kayıtsız, bazen saygısız ve çoğu zaman kurumlu olması. Bizim memlekette, sıfır kilometre B sınıfı sedan aldıktan sonra, kendisini tanrı ilan etmiş gibi süren başıbozuklardan hatırlayabileceğiniz bir tutum.
Bir teknoloji kampüsünde değil, Bavyera’da üretildiğini açıkça hissettiren ve Uçmakdere gibi zorlayıcı rotalarda elektrikli oluşuna sığınıp kolaya kaçmak, çam devirmek yerine sürüş keyfinin geleceğine dair umutlarımı tazeleyen bir otomobil.
2016 yılının Eylül’ünden bir akşamüstü.
Yeni BMW i4 ve Yeni BMW 2 Serisi Active Tourer Ürün Lansmanı Satış Eğitimi için, iki hafta boyunca, BMW ailesinin yaklaşık 450 üyesini Antalya’da ağırladık.

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

%d blogcu bunu beğendi: