İçeriğe geç

ORTA DİREĞİN SOSYETİK GÜZELİ: MAZDA 3

DSC_5742***

Güncel not: Bu testin ardından Mazda3’le İstanbul Park’ta yaptığım sürüşün video ve notlarına buradan ulaşabilirsiniz. Aşağıda ise ilk yaptığım testin notları mevcut. Keyifli okumalar.

***

Mazda 3’e bakıyorum.

Sonra C segmentindeki diğer otomobilleri şöyle bir düşünüyorum.

Ortam askerlik şubesi, 3 ise Reon Kadena kadar güzel bir Asyalı…

Hadi Golf edebiyle bakıyor da, Focus resmen ölümüne kesiyor çekik gözlü güzeli.

***

Güzel bir otomobil.

Güzelliğiyle kendisinden çok daha pahalı modellere dahi ‘üç’ kardeş gösterebilecek kadar güzel.

Kırmızı olsun, mümkünse hatchback olsun, el alemin canı yansın, CLA’lar ortadan çatlasın…

***

Test aracım ise sedan bir Mazda 3.

Sedan diyoruz ama işin doğrusu fastback.

Yani hatchback ile sedan kırması…

Dilimiz alışmadığından sedan deyip geçiyoruz, yapacak bir şey yok.

***DSC_5713

Otomobilin dış tasarımla ilgili en küçük bir problemi olduğunu düşünmüyorum.

Test aracım gibi Power donanımlı, yani gırtlağına kadar dolu modellerde gelen 18’lik jantlar bahse değer diye düşünüyorum. Çok kollu jant deyip geçmeyin, hatlarını dikkatlice süzün. Neden bahsettiğimi anlayacaksınız. Nefis!

Dış tasarım Reon Kadena deyip bu bahsi kapatalım.

***DSC_5710

Mazda 3’e dışarıdan bakınca beklentileriniz istemsiz olarak öyle bir yükseliyor ki, içeri geçince biraz duraksıyorsunuz.

Bu durumu Mazda 6‘da da aynen yaşamıştım…

Dışarıdaki ışıltı, kabine tam anlamıyla yansımıyor.

Direksiyon, multimedya sisteminin tuşları ve klima kumandaları gibi çok kullanılan kontrollerin kalitesi harika.

Ne var ki, kabini oluşturan parçaların genel kalite düzeyi arasında zaman zaman gelir adaletsizliği fark ediyorsunuz. Örneğin cam kumandasıyla, multimedya kumandasını masamın üzerine koysam, bu iki parçanın aynı otomobilden çıkabileceğini düşünmem. Biri Hande Yener, diğer Lana Del Rey…

Ayrıca görünen yerlerdeki plastik kalitesi gayet yeterli olsa da, gözden ırak bazı noktalarda ucuz plastiklere rastlamak mümkün.

Kabinle ilgili bir başka notum, multimedya sistemi ile Bose ses sisteminin sınıf standartlarını aşmış olması. Şahane!DSC_5704İç mekanı bütün olarak incelediğimde ise, malzeme ve işçilik kalitesiyle, genel standartlarıyla ve kullanışlılığıyla gayet yeterli bir kabin bulduğumu söyleyebilirim.

Fakat dışarıdaki ışıltıdan, dışarıdaki zarafetten biraz da içeri istiyoruz.

***

Gelelim hacim meselesine. Arka tarafta diz mesafesiyle ilgili bir problem yaşamadım fakat boyu 185’i aşanların saçları tavanı hafifçe fırçalamaya başlayacaktır diye tahmin ediyorum.

Bagaja ise bütün halde üç, parçalarsanız dört ceset sığacaktır.

***DSC_5744

Tekerlekler dönmeye başladıktan sonraki ilk birkaç kilometre müthiş aydınlatıcıdır. Bu kısımdaki notlarımı olduğu gibi paylaşayım;

Konfor-Dinamizm skalasının dinamizm tarafına kayan şasi ve süspansiyon ayarları 90’lı yıllara has bir dürüstlüğe, basitliğe ve keyfe sahip 

Vites geçişleri mekanik bir hissiyatla birlikte, tereyağından kıl çeker gibi gerçekleşiyor

Kabinde bir miktar yol gürültüsü var

***

Şimdi, sürüşle ilgili detayları irdeleyelim.

Otomobilin yol tutuş karakteri bana birçok açıdan Focus’u hatırlattı: Tahmin edilebilir, ayarlanabilir ve keyifli…

Bu haliyle Focus’a kafa tutabilecek kadar sportif yürüyen 3, konfordan da mecburen ödün vermek zorunda kalıyor fakat bunun karşılığını virajlarda fazlasıyla veriyor.

Direksiyon hissiyatı çok kuvvetli değil fakat sertlik ve tutarlılık anlamında sorunsuz olan direksiyondan daha fazlasını istediğiniz olmuyor

1.5 litrelik atmosferik motor 90’lara has bir yoğunluk ve lezzetle birlikte otomobili aynen bu şekilde yürütüyor. Torku turbolardan daha zayıf olan fakat sırtımda, ağızda eriyen bitter çikolata kıvamında bir lezzet bırakan atmosferik motorlara bayılıyorum.

Videoyu izlerken gözünüz 43.3 litreye vuran anlık tüketim göstergesine takıldıysa ve korktuysanız hemen içinizi rahatlatayım. İstanbul trafiğinde ekonomik olmaya çok dikkat etmeden, fakat çok da gazlamadan 7-8 litrelik şehir içi tüketim verilerini yakalayabilirsiniz.

***DSC_5765

Dış tasarımıyla ve dinamik sürüşüyle Alman rakiplerinin yanında eciş bücüş oturmayı bırakın, bacak bacak üstüne atan ve bakışlarını bir an olsun yere indirmeyen bir Japon güzeli Mazda 3…

Ayrıca rakiplerine kıyasla fiyat/donanım konusunda bir nebze avantajlı durumda.

Dış tasarımındaki ışıltıdan kabini biraz nasiplenirse, yol gürültüsü azaltılırsa ve yol tutuş karakteri çok değil, azıcık yumuşatılırsa 10 üzerinden 8 değil, 10 üzerinden 9 alacaktır.

Hepinize hayırlı zoom-zoom’lar.

Otomobilin fiyatlarına buradan, yaptığım diğer testlere şuradan, daha fazla fotoğrafa ise aşağıdaki galerinden ulaşabilirsiniz;

Reklamlar

38 replies »

    • Round 1: Tasarım. Kazanan Mazda
      Round 2: Rafinelik. Kazanan VW
      Round 3: Dinamizm. Kazanan Mazda
      Round 4: Konfor. Kazanan VW.

      Kendi kriterlerinizi yukarıdan bir araya getirin, cevabı kendiniz bulun derim 🙂

      • Çok büyük bir hata yaptım,YENİ,1.4 VW aldım,arabada şu anda 880 KM ve pek çok arıza var,son marifet’i de DSG arızası,Bu yüzünden VW tarafından geri çağrıldı.Aman araba alırken lütfen iyi araştırın,benim yaptığım hatayı yapmayın.Teşekürler.

  1. Bir solukta keyifle okudum hocam.

    Ancak, Mazda ve Honda dizel konusunda neden bu kadar ısrarcı? Ben yılda 20-25 Bin km yapıyorum, otomatikman 3 ve Civic ilgi alanım dışında kalıyor.

    • Mazda’nın 2.2 litrelik düzgün bir dizeli var fakat malum, ÖTV’den dolayı başı derde girer. Hacim saçmalığıyla vergi ödeyen nadir memleketlerden biri olduğumuz için de bu duruma düşüyoruz.

      • Vergi saçmalığını bir tek otorite görmüyor sanırım, aynen katılıyorum. Bu iki firma da gamlarına şöyle eli yüzü düzgün bir 1,6 / 1,5 dizel opsiyon ekleseler hem piyasa kızışır, hem gözümüz gönlümüz açılır 🙂

    • Size güzel bir haber vereyim. Mazda2 ile birlikte 2015 ortalarında gelecek Skyactiv-D 1.5 Litre Mazda3’te de kullanılacak. Otomatik şanzıman seçeneğiyle.

  2. İsmail bey aracın sürüş dinamiklerini focus’a benzetmekle doğru bir tahmin yapmışsınız zaten aynı platformu kullanıyorlar.

  3. güsel araba lakin sanruf yok yani var da tc’de yok. bekliyoz bakalım gelcek mi? fakat yeni mazda 2 de aklımı biraz çelmiş durumda. hem iç hem dış görüntü olarak abisini tokatlayacakmış gibi duruyor. üstelik 1.5 otomatik dizel… çiğ bile yenebilir sanki öyle güzel.

  4. Mazda 3 e onumuzdeki sene 1.5 dizel 122 hp ve 320nm tork ureten bir motor gelecek zaten.Ayni motor 105 hp 250 nm tork ile önce mazda 2 de kullanilacak.Bilginize..

  5. Dizel haberlerine çok sevindim, her ne kadar İsmail Bey’in süprizini bozmuş olsalar da 😀

    Aslında Renault’un dizeli olsa daha iyi olabilirdi malum, oturmuş bir motor ve dayanıklılığından süphe yok. Ancak bir yerden başlamaları bizim gibi yakıt fiyatlarının semada gezdiği ülkeler açısından çok iyi. 6,5 ay ABD’de Mercury Villager kullandım, 3500 motor benzinliydi, 6,5 ayda 18bin mil yol yaptım, aylık benzin masrafım 50 doları geçmiyordu. Benzinin ucuzlamasından medet ummayı bıraktığımız için düşük motor hacimlerinden medet umar hale geldik ne yazık ki.

  6. Videoyu izlerken gözünüz 43.3 litreye vuran anlık tüketim göstergesine takıldıysa ve korktuysanız hemen içinizi rahatlatayım. cümlesindeki video

      • 🙂 teşekkürler. Yalnız 43,3 lt ye vuran anlık tüketim kadar head up display ve gösterge paneli de dikkat çekici videoda. what’s going on da iyi gitmiş bose ile. İsmail Bey, siz olsanız renk olarak ‘reflex mavisi mika’ yı mı seçerdiniz yoksa lansman rengi kırmızıyı mı?

    • Yol tutuş limitinin %80’lik ilk bölümünde Focus ile neredeyse aynı fakat son %20’lik bölümde Focus kadar şeffaf ve organik kalamıyor çünkü Focus’tan bir fırt daha konforlu.

  7. Ben Golf ile Leon arasında kararsız kalanlardanım. Teknik altyapı hemen hemen aynı, Leon daha donanımlı, Golf daha konforlu gibi. Aradaki uçurum fiyat farkını anlamış değilim. Leon led paketi ile tip olarak benim daha çok hoşuma gidiyor ve donanımın daha zengin olmasıbenim için önemli. Siz ne dersiniz. Herşeye rağmen yine golf mü?

    • Golf’teki olgunluk ve rafinelik hissiyatı bir nebze daha yüksek. Leon’sa gazlamaya teşvik eden türden bir enerjiye sahip. Sportif sürüş çok mühim değilse bence Golf alın

  8. Hangi arabayı kullanırsam kullanayım aklımda hep Mazda 3 var. Şimdi megane var altımda, bir depo 900 km. nin altına inmiyor ama yine 3’ü düşünüyorum. Sanırım kaşınıyorum. Çok güzel bir inceleme üstad, teşekkürler.

  9. Merhaba
    Mazda 3 sedan power sense modelini almayi dusunuyoruz. Ancak yukaridaki yorumlardan anladigim kadariyla yakit tuketimi konusunu iyi degerlendirmek gerekiyor. Yakit tuketimi fabrika verilerinin cok ustunde mi? 1.5 dizel motora gore yakit ayni mesafede ne kadar farklilik gosterir merak ediyorum. Bir de mazda 3 sedan icin dizel motor seceneginin de geleceginden bahsetmissiniz. Ne zaman Turkiyeye gelecegi ile ilgili kesin bir tarih var mi? Acaba bekleyip dizel secenegini mi degerlendirmek uygun olur. Bir de saglamlik ve guvenlik donanimlari konusunda yorum yapabilirseniz cok sevinirim.

  10. Merhaba Ismail bey, şu ana kadar Mazda 3 hakkında okuduğum en güzel yazı. Açıkçası Türkiye ye gelen neredeyse ilk kırmızı Otomatik Sedan power sense paket aracı kullandığım dan ne demek istediğinizi çok iyi anlıyorum. Aracı kullanmak cidden çok zevkli. Heryerde inanılmaz dikkat cekiyor 150-200 bin TL lik araç sahipleri bile bakiyor. Aracın dış ve iç dizayninda, hakimler ve inanılmaz dolu teknolojik özelliklerde (sense paket) diyecek hiç birşey yok. Sakın sürüş ve uzun yol yakıtı iyi. Motor performansı ise zevkli olmakla birlikte haddinde. Max hızlar 185 civarı. .. herkese tavsiye ederim…

  11. lütfen bana yardımcı olun honda cıvıc elegance eco otomatik şanzuman düşünüyorum özellikle yakıt açısından ama nette bazı yorumları okuyunca yok içeriye çok ses veriyor yok kalitesiz malzeme vb.. gibi hep aklım karışıyor şimdi mazda 3 baktım çok güzel araba ama yakıt herhalde biraz yüksek ve iç dizaynı biraz basit geldi bana tabii zevk meselesi ..özellikle otomatik şanzumanda kime sorsam honda diyor lütfen bana söylermisiniz honda mı mazda mı veya hangi araç benim için uygun olur eşim için alacağım aracı tabii bende kullanacağım ama acil cevaplarınızı bekliyorum teşekkürler…..

  12. İsmail bey anlatım icin teşekkürler. Gayet basarili Ben de niyetlenip mazda alamayanlardanim ama yeni 3 gerçekten iyi. Birde 2015 nisan gibi takeri modeli ni satisa sunucaklarmis bilgin varmi araba super gözüküyor ama içeriğini bilmiyorum belki senin bir araştırmanın vardir

  13. İlk TR Standartlarına Uygun Dizel Yeni Mazda CX-3 1.5 D 22 Mayısta AutoShow Fuarında Görücüye Çıkıyor,
    Yanında Da Hızlı ve Sportif Kardeşi MX-5 Var İstanbul.

  14. Merhaba direksiyon hissiyati biraz zayıf demissiniz ya.ne demek direksiyon hissiyati.tepkiler mi zayif demek acaba.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

Önümüzde yol almakta olan gri renkli ticari aracın gövdesi en az yirmi yıllık yayların üzerinde bir o yana, bir bu yana esniyor. Aramızdaki toz bulutu ve daha da önemlisi, sol alt köşesi macunla onarılmış bagaj kapağı, yükleme alanındaki mangalı görmeme engel olamıyor. Toprak zemindeki çeşit çeşit kusurun titrettiği is bağlamış kirli telin mangala her vuruşu beynimde yankı buluyor. Üstüne üstlük, bir çift karpuz her virajda düzensizce yer değiştirerek mangala çarpıyor ki yeşil meyvelerin bu göçebe halleri burnumuzun dibinde dünyanın en kaotik piknik yolculuğunun yapılmakta olduğunu hissettiriyor. Yayla Yolunda isimli son yazıma profildeki linkten ulaşabilirsiniz. #35mm #leica #leicacamera #filmphoto #minimalcar #subaru #impreza #leicaM6 #acros100 #filmisnotdead #analogue #bw
Tanıdığım en dağınık karakterlerden bir tanesi: Lotus Esprit S4S. Temel mimari ögeleri birbirinden habersiz mühendislik takımları tarafından, Lego’ya savaş açmak niyetiyle birleştirilmiş gibi hissettiren bu otomobil özellikle İstanbul trafiğinde eşsiz bir deneyim yaratıyor. Her şeyden önce çevrenizdeki meraklı gözlere bunun bir İtalyan egzotiği olmadığını ve sarhoş İngilizlerin elinden çıktığını izah etmeniz gerek. Çiçekçi ablalar, gençler, yandaki otomobilin arka camından sarkan çocuk… Herkes bir açıklama bekliyor. Dahası, kama formlu ve sarı renkli bir spor otomobilin içindeyken, varlığını kimsenin tahmin etmediği sefaletinizi açık etme lüksünü bulamıyorsunuz. Her trafik ışığını hararet yapma eğilimine dönüştüren dört silindirli turbo beslemeli motora, dirseğinizden fazlasını soğutmayan klimaya ve ortalama bir otomobilin kapı kolu hizasında kalan görüşe karşın gülümsemeniz ve çevrenizdekileri dört başı mamur bir sürüş deneyimi yaşamakta olduğunuza ikna etmeniz gerekiyor. Tam da James Bond’un su altına harareti engellemek için indiğini düşünmeye başlamışken trafik açılıyor ve yetmişlerin debriyaj pişiren süperspor deneyimi bir anda yirmi yıl ilerliyor. Turbo doluyor, yarış otomobili egzozu tiz ve yırtıcı frekanslarla titriyor ve sürat sadece sürücüyü değil otomobili de uyandırıyor. İşte o anda klimasız dakikaların, hararet korkusunun ve yaptığınız açıklamaların karşılığını alıyor ve doksanlarda çekilmiş bir otomobil programına düşüyorsunuz. Bu saniyelerde kabinin Turbo sakız koktuğuna yemin edebilirim. Sürüş sona erdiğinde, otomobilden inip sırtıma yapışan üstümü havalandırırken giysilerime sinen şeyin Turbo sakız değil, benzin kokusu olduğunu anlıyor ve gülümsüyorum. Modern otomobil her şeyin daha fazlasını sunan ve nezaket kurallarını aksatmayan ikiyüzlülüğüyle Lotus’u küçümsüyor. Lotus ise İngilizceden İngilizceye altyazı gerektiren aksanıyla bir küfür savurup, açılıp kapanan farlarını gövdesine gömüyor ve huzurlu bir akşam uykusuna dalıyor. Ne makine ama! #35mm #leica #filmphoto #minimalcar #lotusesprit #leicam6 #kodakgold200 #istanbul #filmisnotdead
Something about James Bond. #35mm #leica #filmphoto #minimalcar #lotusesprit #leicam6 #kodakgold200 #istanbul #filmisnotdead
BMW’nin uçak motorundan sonra ürettiği en iyi şey: BMW 3 Serisi. Bugün tarihi bir hava meydanında, otomobilin altmışlardan bu yana süren evriminin yedinci durağını anlatıyorum. Doğrusu, otomobil anlatmak nadiren bu kadar keyifli olur... #bmw #3serisi #beklenen3
Yaşlı bir çam ormanının içinden geçerek tırmanmaya koyulmadan önce otomobildeki tüm eşyalarımı sıkıca sabitliyor ve kalkıştan önce son kontrolleri yapan pilotlar gibi sürüş programlarını, gösterge panelini ve diğer kontrolleri gözden geçiriyorum. Hazırım. BMW M2 Competition ve Bir Geçidin İnadı isimli son yazıma profildeki linkten ulaşabilirsiniz. #bmw #m2competition #hahntennjoch #35mm #filmphoto
Günün asosyal saatleri sürüş keyfi için en ideal dakikalardan oluşur. Kimileri bunun için gecenin geç vakitlerini tercih eder ki karanlıkta sürüşün büyüsü farklıdır. Öte yandan, hangi endurans yarışçısına sorarsanız sorun, gün doğumunda direksiyonunda olmanın başka hiçbir şeye benzemediğini söyleyecektir. Gün doğumunda sürüş yapmanın keyfi bir kısa filme konu olmuştur. 1976 yapımı C’etait un Rendez-vous filmi, sevgilisiyle buluşmaya giden bir adamın Paris sokaklarındaki sekiz dakikalık sürüşünü konu alır. Filmde duyduğunuz sesler bir Ferrari 275 GTB’ye ait olsa da kameranın sabitlendiği otomobil bir Mercedes-Benz 450SEL 6.9’dur. Yer yer hatalar yakalayabileceğiniz dublaja rağmen bu film özel bir şehrin gün doğumunda sürüş yapmanın hazzını sanatsal ve kurallara aykırı biçimde ortaya koyar. Öyle ki yönetmen Claude Lelouch filmden sonra tutuklanmıştır. Bu sabah İstanbul için değil günün, yılın en asosyal saatlerinde sürüşe çıktım. BMW Z3 Coupe otomobilimin kaputunda bir kamera yoktu. Ayrıca gördüğünüz analog fotoğraf geçmiş zamandan... Fotoğraf yok, video yok ancak tarifsiz bir hazdan söz edebilirim. Hoş, bu hazzın Claude Lelouch sinematografisi ile 1976’da hakkıyla anlatıldığını bildiğimden, fazla uzatmıyor, sizi filme baş başa bırakıyorum. İzlemek için profilimdeki linki kullanabilirsiniz. #bmw #z3coupe #istanbul #35mm #filmphoto
Avusturya’da bulunan Hahntennjoch şu ana kadar sürüş yaptığım (yapamadığım) en iyi Alp geçidi. Bu geçitteki ilk deneyimimde Abarth 124 Spider kullanmış ancak çabucak pes eden Brembo frenler yüzünden diğer uca ulaşamamıştım. Bu hikaye üç bölüm halinde blogumda yer alıyor. Geçitteki ikinci denemem için tastamam bir spor otomobil olan BMW M2 Competition ile elimi güçlendirmiş ve iki hafta önce Münih’ten yola çıkmıştım. Otomobil her haliyle amaca uygundu ve geçitte kimseler yoktu… Ne var ki, ciddi süratlerle tırmanarak başladığım sürüşün onuncu kilometresinde fotoğrafta gördüğünüz devasa çığ ile karşılaştım. Böylece Oğuz Haksever kadar çaresiz, arkama baka baka geri dönecektim. Dönüş yolunda, bölgedeki alternatif rotalarda M2 ile yağmur altında doya doya sürüş yaptıysam da Hahntennjoch Geçidi tarafından ikinci kez mağlup edilmiştim. Dahası, İstanbul’a dönüp analog fotoğraflarımı banyodan aldığımda, kameramın arızalandığını ve hemen her fotoğrafımın bozulduğunu anlayacaktım. Gördüğünüz gibi geçitle ile çok iyi anlaşıyoruz! Hahntennjoch Geçidi tarafından alt edilmiş bir sürücünün hikayesi, bozulmuş film fotoğrafları eşliğinde yakında blogumda olacak. #bmw #m2 #roadtrip #hahntennjoch
Istanbul. #35mm #filmphoto
#bmw #x1 for @bmwturkiye #35mm #filmphotography
%d blogcu bunu beğendi: