İçeriğe geç

BMW 320i ED

DSC02783Koşuyor altı yaşında bir oğlan,
Uçurtması geçiyor ağaçlardan,
Siz de böyle koşmuştunuz bir zaman.
Çocuklara kıymayın efendiler.
Bulutlar adam öldürmesin.

***

Perdemi aralayıp da uzaklardaki kara bulutları görünce birden akılma düşüyor Nazım’ın dizeleri. Birkaç dakika boyunca gökyüzünü izliyorum. Sonra bakışlarım sokağa düşüyor; bugünkü test otomobilim tam karşımda… Sahi neden gelmiştim ben eve?

‘Ultimate Driving Clothes’ olarak tabir ettiğim kıyafetlerimi giyinmek için evdeyim: Bir çift Converse, şort ve Sparco sürüş eldiveni…

***

DSC02791320i ED

‘İki bin motorlu üç serisi’ diye düşündünüz değil mi? Tahmin etmiştim.

Oysa bugünkü yol arkadaşım 1.6 litrelik benzinli bir motorla yürüyor. Hani 118i ve 520i‘de de kullanılan meşhur motor…

Peki model ismi neden 318i değil? Pazarlama stratejisi mi, yoksa gizli bir mesaj mı?

Göreceğiz.

***

DSC02810Luxury paketli test aracımın bej renkli koltuklarına kendimi bırakıyorum. İç mekan tanıdık hissettiriyor ama tasarımı hala eskimedi. Her şey elimin altında, her şey olması gereken yerde… Nefis oturma pozisyonu, sınıf ortalamasının gerisinde kalmayan malzeme ve işçilik kalitesi, Lincoln Heykeli’yle aynı hissiyatı yaratan vites kumandası (vites kolu demeye dilim varmıyor), bir eksiklik olarak göze çarpan ‘paddle shifter’sız direksiyon, arka tarafta iki kişi için gayet yeterli olan hacim ve gereksiz süslerden uzak gösterge takımı iç mekanın hatırlanmaya değer detayları…

***

1.6’lık benzinli turbo motoru çalıştırıyorum. Soğukken sesi biraz tuhaftır, başınıza gelirse şaşırmayın. Birkaç dakika içinde ısınır ve sesi normale döner.

Default sürüş modu olan eco pro ile yola koyuluyorum. Rotam şehrin içinden başlıyor, birkaç köyü geçiyor ve sonrasında efsane sürüş yollarımdan birine bağlanıyor. Acelem yok, otomobili okuyorum.

***

Dikkatimi çeken ilk detay motor sesi. 118i’ye oldukça aşina bir adam olarak, buradaki motor sesinin kesinlikle daha ciğerli olduğunu söylemeliyim. Bu farklılığı, eco pro modunda geçtiğim şehir trafiğinde gözlemlemem sanırım durumun ciddiyetini ortaya koyacaktır. Hoş, çok’oş…

***

Cebeler Köyü’nün çocukları beni iyi tanır. Buraya bisikletimle, motosikletimle ve birçok test aracıyla sık sık gelirim ve hemen her seferinde onları mutlu edecek bir şeyler bulunur yanımda. Bugünkü sürprizim ise motor sesi… Yavaşlayıp vitesi boşa alıyor ve kamyoncu gibi birkaç kez aragazı verdikten sonra yoluma devam ediyorum. Bunu hangi çocuk sevmez ki? Çocuklara kıymayın efendiler.

***

DSC02813Kara bulutlarla aramdaki mesafe gittikçe azalırken beklenen yağmur geliyor. Bu kadar eco pro yeter değil mi? Şimdi spor salonunda verdiği kalorileri, spordan sonra fazlasıyla yerine koyan şişman teyze mantığıyla gazlama zamanı… Ve zemindeki incecik çamur tabakası da hazır yıkanmamışken: DSC OFF

‘Bulutlar adam öldürmesin’ diyordu Nazım. ‘Altı yaşındaki çocuk’ diyordu…

15 saniye içerisinde 6 yaşına dönen ruhum, ‘sakın ha ölme!’ diyor fakat ne fayda! Sağ ayağıma söz geçiremiyorum zira motorun gaz girdilerine cevabı 118i’yi de, 520i’yi de cebinden çıkarır. Hani onlarla pürüzsüz yanlamak zor demiştim ya, bununla hiç de zor değil. Sağ ayağınız biraz hassas olsun yeter. Birçok virajı girişten çıkışa kadar süpürebilirsiniz. Breh, breh, breh…

‘Bu akşam ölürüm, beni kimse tutamaz!’ mıydı o?

***

Yağmur şiddetini artırınca yollar yıkanıyor ve tekrar tutunmaya başlıyorum. Bu kez, yolculuğumu güzel bir ağaçta sonlandırmamak adına sport moduna geçiyor ve tempomu biraz daha artırıyorum. E90’ın direksiyonunu özlemedim desem yalan olur ama güncel otomobiller içinde bu kadar hisli bir direksiyon bulmak zor. Sadece direksiyona değil, otomobilin genelindeki bütünlüğe ve sürücüsüyle bir olan karakterine resmen aşığım. 6 yaşındaki kalbimin biraz dinlenmeye ve düşünmeye ihtiyacı var.

***

10 dakika sonra düşünecek hiçbir şey olmadığına karar veriyorum. Burada bırakın rakiplerini, kendi kusursuzluğuyla kardeşlerini bile gölgeleyen bir bebek var. 320i, 320d ve 320i ED… ÖTV’yi, MTV’yi ve yakıt giderlerini yan yana getirdiğinizde üçlünün galibi kesinlikle bu otomobil olacaktır. Araçların fiyatlarına buradan ulaşabilirsiniz, yakıt tüketimi olayını da şöyle aydınlatayım: Şehir içinde, kullanım tarzınıza bağlı olarak 8-10 lt arasında tüketmeye hazır olun.

***

Elimdeki iPad’imi dönüş yolunda uçmaması için koltuk arkası ceplerinden birine koyuyor ve yeniden hareket ediyorum derken metafor şimşeğim çakıyor. Not defterimi çıkarıp aynen alttaki kelimeleri yazıyorum;

Bu otomobil kendi sınıfının iPad’i… Kalabalık kullanıcı kitleleri onu ‘özel’ olmaktan alıkoyamadığı gibi; bütün olarak en iyiyi, en sıkıyı sunmasıyla birlikte arzulanma katsayısını artırıyor.

318i değil de 320i olması, pazarlama stratejisi değilmiş.

10 üzerinden 9

***

Yaptığım diğer testleri incelemek için buraya buyurabilir, ya da aşağıdaki galerinin tadını çıkarabilirsiniz;

 

 

 

60 replies »

  1. arka kafalıklar hakkında yorumu olan var mı?

    niyet anlaşılıyor da üçü de aynı olsa kusur mu olurdu mesela?

  2. Yazıyı okuyupda kullanan varsa, şehir için yakıt tüketimi hakkında bilgi verebilir mi acaba?

    • Yeni aldım aracımı sehir içi eco pro modda kullandım 450 km oldu ceyrek deponun bıraz altında benzın kaldı

  3. bir tarafta komünist nazım diğer tarafta kapitalizmin azgın figürlerinden biri bmw ama yapabiliyorsun uydurabiliyorsun bravo. çocukların öldürülmesini istemiyorsak şu “nasihatleri” de çocukların kulaklarına küpe yapmak lazım, durmadan okumak lazım:
    ÇOCUKLARIMIZA NASİHAT
    Hakkındır yaramazlık.
    Dik duvarlara tırman
    yüksek ağaçlara çık.
    Usta bir kaplan
    gibi kullansın elin
    yerde yıldırım gibi giden bisikletini..
    Ve din dersleri hocasının resmini yap
    kurşunkaleminle yık
    Mızraklı İlmihalin
    yeşil sarıklı iskeletini..
    Sen kendi cennetini
    kara toprağın üstünde kur.
    Coğrafya kitabıyla sustur,
    seni «Hilkati Âdem»le aldatanı..
    Sen sade toprağı tanı
    toprağa inan.
    Ayırdetme öz anandan
    toprak ananı.
    Toprağı sev
    anan kadar…

  4. İsmail bey, bazı sitelerde direksiyonun çok sert olduğundan bahsedilmiş. Hatta ani manevra yapmayı engellediğinden bile söz edilmiş. Bu konudaki görüşünüz nedir ?

    • Böyle söyleyenler ellerindeki krem yüzünden çeviremiyorlar o direksiyonu. F30’ların direksiyonu gayet yumuşaktır. E90 kullansalar ne yapacaklar acaba? Öylelerine BMW değil, krem sürmelerini söyleyebilirsiniz 🙂

  5. Abi acaba bu jantlari 18inc ile sonradan degistirme ikmani var mi camurluklar kucuk gelir mi

  6. Her zamanki gibi çok güzel bir test olmuş İsmail Bey teşekkür ederiz.

    BMW 320d kullanıcısı ve BMW tutkunu olarak, bu 320i ED’nin üzerine 36.000 tl daha verip 320d almayı çok mantıklı bulmuyorum. E sen niye aldın o zaman derseniz, benim aldığım dönemde 320i ED yoktu:)

    Tabi ki iki otomobil arasında performans farkı var ancak eğer çok agresif kullanan biri değilseniz 36.000 tl fazladan ödemeyi gerektirecek bir performans farkı yok. Zaten normal kullanımda aradaki güç farkını anlamıyorsunuz. Kick down yapmadığınız sürece aşağı yukarı aynı şekilde hızlanıyorlar.

    Bana göre 320i ED, Türkiye otomobil pazarının fayda/fiyat şampiyonlarından biridir. Almayı düşünen arkadaşlara naçizane tavsiyem ” eğer otomobil kullanmak sizin için bir zevkse tatava yapmayın, 320i ED alın” şeklinde olacaktır.

    Bir RİCA: Fotoğraflar genel olarak çok iyi, hatta wallpaper yapılabilecek seviyede olanlar var. Eğer mümkünse fotoğrafları daha yüksek çözünürlüklü haliyle paylaşırsanız sevinirim.

      • Birçoğu çok iyi ama bu 320i ED testinin galerisindeki 4.sıradaki fotoğraf(otomobilin ön sağ çaprazından çekilmiş olan) gerçekten harika. Ön tasarımın agresifliğini ve profilin akıcılığını birlikte en iyi ortaya koyan açılardan birini yakalamışsınız ve otomobil çevresiyle birlikte nefis görünüyor. Ben bu fotoğrafçılık işlerinden pek anlamam ama bu fotoğrafı BMW’nin çalıştığı fotoğrafçılarından biri çekip pazarlama ekibine göstermiş olsaydı, üzerinde biraz oynayıp bir broşürde vs. kullanmak isteyebilirlerdi bence.

        Hatta şu sitedeki ( http://www.netcarshow.com/bmw/2012-3-series/ ) fotoğrafların çoğundan etkileyici ve hepsinden daha doğal, ki bu fotoğraflar F30’un dünya prömiyerinin yapıldığı gün BMW tarafından yayınlanmıştı.
        Belki abarttığımı düşünebilirsiniz, “Ne yani sanki koskoca BMW’nin fotoğrafçıları bizim gibi fotoğraf çekmeyi beceremiyorlar mı?” diyebilirsiniz ama bazen evde kendi yaptığınız lokumlu bisküvi, büyük firmaların büyük yatırımlarla ürettiği kremalı bisküvilerden daha güzel olur 🙂

        HD fotoğrafların sitenin yükünü ağırlaştırmaması için fotoğraf paylaşım hizmeti veren web sitelerine yüklenip buraya da linkleri eklenebilir diye düşünüyorum. Otomobillerle ilgili yabancı forumlarda da bu şekilde görüyorum sık sık. Tabi olayın bir maliyeti var mı ya da upload etmek çok zaman alıyor mu gibi konularda bir bilgim yok. Ya da belki sitenizde link kirliliği istemiyor da olabilirsiniz, saygı duyarım. Benimki çok cahilce bir öneri de olabilir tabi.

        Tekrar otomobile dönersek, burayı okuyan ve belki de burada okuduklarından etkilenip alacağı otomobile karar veren arkadaşlara katkım olur diye turbo benzinlilerle turbo dizellerin önemli bulduğum bir farkını vurgulamak istiyorum izninizle: Yakıt tüketimi.

        Downsizing etkisiyle popülerleşen bu tip turbo benzinliler makul kullanımda çok ekonomik oluyorlar. Sizin de dediğiniz gibi bu otomobille şehir içinde 8lt/100km gibi değerler rahatlıkla yakalanabiliyor hatta eğer çok kasarsanız fabrika verilerine yaklaşabiliyorsunuz ve bu süreçte alt devirlerde üretilen yüksek tork sayesinde motordan herhangi bir zorlanma belirtisi de gelmiyor.

        Ama eğer benim altımda 170 beygirlik araba var deyip çok agresif kullanırsanız, o zaman o motor da 170 beygirlik bir motor gibi yakıyor gerçekten. Acımasız davranırsanız tepkisini koyuyor. Tabi bütün turbo benzinliler böyle, diğer markalarda da aynı. Yakıt tüketim aralığı kullanım tarzına bağlı olarak çok geniş ve turbo dizellerden en önemli farkı da bence burası.

        Ben 320d ile en agresif, ivmeli kullanımımda bile maksimum 9.2lt/100km yaktım şimdiye kadar ki bu sürüş sonrasında gerek lastiklerin sıcağından gerek frenlerin sıcağından jantlar ateş gibi olmuştu. Normal kullanımda da 7lt/100km yakıyorum zaten. Yani alt limit ile üst limit arasında çok büyük fark yok dizel motorlarda. Turbo benzinlilerde ise fark çok açılabiliyor.

        320i ED almayı düşünen arkadaşlar bayiye gidip “binaltıyüz motor bu kasayı çeker mi çekmez mi” testi yaparken Allah yarattı demeyip basacaklar ve sonra bilgi ekranındaki tüketim rakamlarını görüp “bu ne ya hani 8 litreydi?” diye soracaklardır. Bu arkadaşlara sesleniyorum, 8lt/100km tüketim değeri sizin canavar gibi sürmediğiniz durumlarda ortaya çıkıyor. Biraz dikkat ederseniz 8 litrenin daha da altına indiğinizi göreceksiniz. Hatta şehirler arası yolda tüketim değerleri daha da düşecek, siz abartmadığınız sürece de tüketim değerleri artmayacak, otomobilin sükunetine ve yolda rahat rahat süzülüşüne hayran kalacaksınız.

        Son kısım biraz reklam gibi oldu ama napalım araba çok iyi, yapacak birşey yok.

      • Dediğiniz gibi, tamemen link kirliliği oluşmasın istediğimden bu şekilde çalışıyorum. Fotoğraf olayına gelirsek, bir dönem (dijital SLR kameralar moda olmadan önce) fotoğraf çekiyordum. Kimi Raikkonen imzalı fotoğraf makinem bir kargo poşetinin içinde yıllardır bekliyor 🙂

        Dördüncü fotoğrafın büyük boyunu size yollayacağım, selamlar 🙂

  7. Her zamanki gibi cok zevkli ve bilgilendirici test icin tesekkurler. Bu araci gercekten cok begeniyorum ve test etme firsatim oldu. Ancak merak ettigim konu sizce 316i ile 320 IED arasinda motor performansi acisindan ve yakit tuketimi acisindan belirgin farklilik var mi? Siz olsaniz aradaki fiyat farki dusunulunce cam tavanli sadece TR paketli bir 320 ED mi, yoksa ayni fiyata line li daha dolu bir 316 mi tercih edersiniz. Sonucta skoda yeti greenline arac kullanan biri olarak 316i bile tahminimce performans anlaminda beni tatmin edecektir. Cok tesekkurler

    • Merhaba, aslında sorduğunuz sorunun cevabı tamamen size bağlı. Yani aradaki güç farkı, ekstra para ödemeye değer diye hissediyorsanız sıkıntı yok.

      Ayrıca 316i’nin doyurucu olacağını söyleyebilirim.

  8. Şiirsel bir dille test sürüşünü anlatmanız çok güzel olmuş..Açıkçası uzun süredir araba kullanmama rağmen hiç bu seviyelerde üst sınıf araç kullanmadığım için çok kararsızım..Bu marjlarda araba almayı düşündüğüm için bir sorum olacak..Umarım yeri açısından uygunsuz değildir..Araba kullanmaktan çok keyif alan biriyim ,yeri geldimi huzurlu bir şekilde sağ şeritten gitmeyi yeri geldimi de şöyle bi terimi dökecek adrenalini yaşamayı severim..Bmw ve mercedes kararsızlığım uzun süredir var..Yeni w205 kafamı çok karıştırdı..320i Ed ve w205 hakkında söyleyebileceğiniz birşeyler olursa memnun olurum..

    • Benim tavsiyem BMW yönünde olur zira konfor-sportiflik arasındaki dengesi, Mercedes’e göre daha iyi. Yok ben konfor insanıyım derseniz de tavsiyem yıldızdan yana olur.

      • Cevabınız için teşekkür ederim..Konfor yönünden mercedesin önde olduğu bir gerçek sanırım ama sürüf keyfi işin içine girince de bmw ön plana çıkıyor..son olarak merak ettiğim diğer detay..herkesin dilinde olan mercedesn iç konsol, döşemeler falan bmw den daha kaliteli gibi söylemler var..bana nedense pek mantıklı gelmiyor..bmw nin kalitesiz malzeme kullanacağını düşünmüyorum ama siz tabi deneyimlisiniz bu konuda..bunun aslı varmı sizce acaba?

      • Yeni C’nin içini incelemedim fakat o kalite algısı olayı çok göreceli. Şahsen ben 3’ün iç mekanına bayılırım. Size tavsiyem iki aracı da test etmeniz yönünde olur

  9. Teşekkür ederim cevaplarınız için..Kayseri’de BMW yetkili servis olmadığı için test sürüşü yapamadım..Ama ilk fırsatımda başka bir şehirde yapacağım..İyi günler..

  10. İsmail Bey güzel bir anlatım olmuş. Yeni bir BMW 320i ED sahibi olarak görüşlerinize katılıyorum. İlk başta 320d alacakken test sürüşü ve fiyat performans karşılaştırması neticesinde fikir değiştirip 320i ED almış olduk.

    Merak edenler için Ankara Kocaeli arası kullanımda tespitlerim şöyle:
    Giderken tek kişi 120-130km hız ile ort. 5.7lt/100km yaktı. Dönüşte 4kişi ara ara spor mod kullanımda sarfiyat ort. 7lt’ye kadar çıktı.
    Bir depoyla toplam yaklaşık 850km gittim. (800km yol+50km kalan benzin) Bu değer kullanım şeklinize göre bilgisayar tarafından anlık hesaplanıyor. Eğer sürekli EcoPro modda ağır azam kullanırsanız 900km menzil görülebilir.
    Daha önce 110 beygirlik (çipli 140Beygir) VW Golf TDİ kullanan birisi olarak benzinli arabanın ağır kalacağını düşünmüştüm. Bu araba 1.6 motor için bence mükemmel optimize edilmiş. Basmazsan az, basarsan çok yakıyor ama hakkını da veriyor aynı zamanda.

    Spor modda devir sürekli yüksekde tutuluyor ve tabiki araba canavara dönüşüyor, tepki süresi çok kısalıyor. 200km hıza hiç zorlanmadan çıkabiliyor. Bu arada yüksek hızlarda anlık yakıt satfiyatı olarak 29lt’leri gördüm.

    Olumsuz tek tespitim yüksek süratlerde araba dengesinin biraz bozuluyor gibi olması. Bunun iki nedeni olabilir. Birincisi arkadan çekişli arabaya alışık olmamam. İkincisi Eln Denge kontorlünün arabanın yanladığını hiisedip devreye girmesi. (Henüz cevabı bilmiyorum, tecrübeli BMW kullanıcıları yardımcı olabilir.)

    Sonuçta yeni bir BMW kullanıcısı olarak BMW 320i ED’nin performansından fazlasıyla memnun kaldım diyebilirim.

      • 180-200km gibi hızları kast ediyorum İsmail Bey. Golf ile aynı hızlara çıktığımda ip gibi gider mesela (Allah kazadan esirgesin).
        Bu arada sürekli yüksek hızlarda araba kullandığım da sanılmasın. Ben esasen yüksek torklu çekişi iyi arabaları seviyorum.
        Neticede bahsettiğim süratler deneme ve arabayı tanıma maksatlı yapıldı. Bu hızlara çıkınca ve hafif virajlarda arabayı şeritte tutmakta zorlandım, sanki küçük küçük sağ sol yapar gibi geldi bana.

  11. Araba resimlerde falan çok hoş duruyor. Canlı görme fırsatım olmadı zira burada bayi yok. Başka ilden almak gerekecek. Aslında cevabı zor bir sorum var (çünkü ne istediğimi bilmiyorum 🙂 ), 100 ila 125 bin tl arası fiyat performans açısından alınabilecek en iyi aracı almak istiyorum ve bu gibi geldi bana. Passat, tiguan, rextron, x trail, gla gibi segmentleri çok farklı araçlar baktım. Dediğim gibi Amacım o fiyatlara alabileceğim en iyi aracı almak. Bu konuda sizin fikriniz nedir merak ediyorum.

  12. abi birkaç sorum olucak cevaplarsan sevinirim öncelikle 3 araba hakkında sorucam bmw konfor ve malzeme kalitesi anlamında mercedesten çok geri kalırmı?. ben audinin tipini çok beğeniyorum sanırım siz audiyi pek tavsiye etmiyorsununuz neden? ve benim için en önemli soru sağlamlık mercedesin1 . olduğu kesin sağlamlıktan kastım uzun ömürlülük. malzeme kalitesi. elektronik aksam. mekanik aksam o tarz şeyler sonuçta 120-130 milyar para vericez demek istediğim en az mercedes sorun çıkartır sanırım peki bmw konusunda ne düşünüyorsun çok sorun çıkarırı mı aynı soru audi içinde geçerlidir cevaplarsan sevinirim abi yazıların için çok teşekkürler

  13. abi birkaç sorum olucak öncelikle mercedesin en sağlam araba olduğu tartışılmaz sanırım peki bmw çok sorun çıkartırmı? audi arabasının genel olarak şu ana kadar kulandıklarınız için olumlu veya olumsuz yönleri nelerdir audide çok sorun çıkartıyormuş sanırım yani 120-130 milyar para verip bizi serviste soymasınlar onun için soruyorum özellikle bmw konusunda aydınlatırsan sevinirim birde yeni c serisi yada eski c serisi bmw 3lerden sürüş zevki yönünden çok geri kalırmı?

    • Ben de bu sordugunuz sorularin cevabuni merak ediyorum.hangisi daha sorunsuz ve surus keyfi acisindan karsilastirma

  14. Merhabalar İsmail Bey,

    Şimdiye kadar F30 316i ve 320d yi karşılaştırıyordum. İkisininde fabrika verilerini baz alarak, yılda 12000km yapınca benzinli ve dizel farkı ikisinin mtv farklarına eşit oluyor. Bende maksimum 10000km yapacağım için benzinli almak dizelden daha mantıklı oluyor benim için.

    Ama sonrasında 320i edyi gördüm (320i ed’yi 2000 motor zannediyordum şimdiye kadar). şimdi de 316i veya 320i ed arasında kaldım. İkinci el almayı düşünüyorum. Hangisini almak mantıklı olur bu durumda.

  15. Ek olarak galerideki fotoğrafların arabanın dışından çekilmişlerini email olarak atabilir misiniz? Çok teşekkürler şimdiden.

  16. Merhaba İsmail Bey,320i ed nin arka arkaya sıralı virajlarda arkasını tutmak zor oluyor şeklinde duyumlar aldım test yapan biri olarak sizin fikrinizi almak ihtiyacını hissettim.bilbi verirseniz memnun olurum.teşekkürler.

  17. ismail bey resimleri istemiştim daha önce sildiniz mi acaba bilgisayarınızdan. Mail atarmısınız daha duruyorsa?

  18. Merhabalar,Daha önce e90 320d 184 hp vardı sehir ici icin anlık hızlannmalarda malum 1000 rpm 380 N/m verdigi icin inanılmazdı ve yakıt tuketimi Bursa sehir icinde 7,2 lt max idi simdi yeni 320i ed M sport var sehir icinde 320 d kadar tad vermiyor ama arac 0-100 hızlanması 7.1 sn lerde 320d hızlanması ile aynı,Chip yaptırmak istiyorum malum ZF 8HP45 sanzıman var ve 450N/m ye kadar destekliyor chip oldugunda 320N/m ye kadar torku aracın cıkacak dizel olmadıgı icin yuksek anlık tork olmadıgından guvenilir gorunuyor ayrıca zaten N13B16 motor yani 316i ile aynı ama malum yazılım,intercooler ve turbo su farklı bu biraz olsun motor bazında güven veriyor, İsmail Bey sizin goruslerinizi alabilirmiyim?Sizce 320i ed ye chip yaptırmak mantık lı mıdır?
    Chip sonrası degerler 215 hp 320N/m(2000-2500 rpm arası cevirecek)

  19. çok kaliteli yorumlarınız için sağolun teknik olsun iç dizayn olsun tamamen katılıyorum

  20. Siteyi yeni kesfettim dostum. E90imla (2011 320d) uzun ve kiymetli zamanlar gecirdikten sonra, onunla vedalasip testine konu olan bu canavari 3 gun once aldim. Arabalarla sohbet eden ve onlarin ruhunu yasayan tek kisi olmadigimi gormek beni cok mutlu etti, siteni yeni kesfettim ve soylemem gereken tek sey, kalemi elime alip kagida bu arabayla ilgili biseyler karalamam gerekseydi soylediklerinin tipatip aynisini yazardim. Yorumu okuyan diger arkadaslara nacizane tavsiyem, 9-10 lt yakacaginiz benzin caninizi sikmayacaksa, nacizane tavsiyem bu ruhu yasamaniz.. E36 M3’ten E39 M5’e varana kadar pek cok ozel ruh sahibi aracla baglanmisliklarim olsa da, bu araba kesinlikle bambaska. Icinizde en ufak bir alma istegi varsa, kalbinizin sesini dinleyin ve hayalinizi gerceklestirme imkaniniz varsa bunu yapin. Yeni yazilar ve testlerin takipcisiyiz, emegine saglik.

  21. Ismail bey 316i m paket ile 320ied sport plus arasında gidip geliyorum.sizin tercihiniz ne olurdu sizin fikirleriniz benim için önemli bir tarafta 170 hp diğer taraftan dıştan ateş eden chiplenip 170 hp yapılabilecek görüntüsü 10 numara bir arac

      • Cem bey merhaba şuan bende bu şuan bende bu sorunun cevabını araştırıyorum ancak henüz karar vermiş değilim çünkü istediğim sportline versiyonu maalesef sadece 320i ed için var ancak onunda tüketimi konusunda tereddütlerim var ikisini de kullandım performans olarak arada bariz fark var. Tüketim konusunu biraz forumlarda araştırdığımda ed için olumsuz yazılar görüyorum sakin kullanan biriyim acaba 6 7lt bantlarını yakılabilir miyim diye halen düşünüyorum ama şuda var ki 318i nin performansını ve de güzel motor sesini kesinlikle yabana atmamak lazım, yorumları olan arkadaşları bekliyorum…

  22. İsmail bey 320d kullandım yaklaşık olarak 5 yıl şuan satıldı.yeni almak istyoruz fakat önümüze 320i ed die bir seçenek sunuyorlar 320i ed hiç kullanmadım ve bilmiyorum.320 d ve 320ied arasındaki fark hakkında bilgi alabilirmiyim

  23. Merhaba, tam aradığım bilgiler 🙂 güzel yazı olmuş teşekkürler,

    320 İED almayı düşünüyorum ( Bmw hep hayalimdir ) biraz fazla para verip M-Plus almak istiyorum. bi araba alacaksam herzaman en full olan modelini alırım.
    Aama şu sıralar araya CLA 200 AMG girdi. ne yalan söyliyim güzelde görünüyor. araba kullanmaktan zevk alan ve zevk alabileceğim gibi kullanan birisiyim. bastımmı gidicek bastımmı durucak +konfor +yol tutuş 🙂
    Sizce hangisi? Fikrinizi almak isterim. ( Ben hala %90 BMW diyorum )

furkan için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

Pink Floyd klipleriyle benzer duygular uyandıran kısa, sade bir sürüş. Otomobilden çayırlara taşan High Hopes solosu eşliğinde Kodak Gold filme kaydettiğim fotoğrafları yine aynı şarkı çalarken paylaşıyorum. #35mm #leica #leicaM6 #kodakgold200 #filmphotography #filmisnotdead #filmcommunity #mini #cooper #roadtrip
Otelde sabahın ilk yumurtası kırılmamışken, Münih’ten yola çıkıyor ve güneye, Enzo Ferrari’nin evi Modena’ya doğru sürüşe başlıyorum. Avusturya sınırını geçtiğimde, navigasyon ekranında tanıdık köylerin isimleri beliriyor. Geçen Mayıs ayında çığ yüzünden kapalı olduğu için bana ve M2 Competition otomobilime yol vermeyen Hahntennjoch Geçidi’nin Kasım’da açık olacağına hiç ihtimal vermiyorum. Yine de üçüncü kez denemeye değmez mi? O akşam autostrada üzerinde 110km/s sabit hızla yol alırken gün içinde olanları zihnimde tekrar tekrar oynatıyorum: Hahntennjoch açıktı, bomboştu, karla kaplıydı… Gran Turismo teaser’ı gibi görünen bu sürüş cennetinde 340bg’lik arkadan tahrikli bir ateşli hatchback ile tek başımaydım. Yaklaşık üç saat boyunca sadece sürüş yapmış ve yoruldukça fotoğraflar çekmek için mola vermiştim. İlk iki denememde beni yoldan çeviren Hahntennjoch, bu kez eli açık davranarak büyük bir hediye sunmuştu. Yoğun sürüş deneyimi, soğuk hava ve 2000 metrede kardan yansıyan sert güneş ışığı bir araya gelince enerjim beklediğimden çok daha çabuk tükeniyor ve otoyolda birkaç kez başım öne düşüyor. Yakıt tankları eşek idrarıyla doldurulmuş gibi görünen bir istasyonda mecburen duruyor ve bir kahve daha alıyorum. Neyse ki İtalya’da kötü kahve içmek söz konusu değil… İçeriden Coşkun Aral kadar yelekli bir pompacı çıkıyor ve yakıt almayacağımı anlayınca bozuk bir yüz ifadesi takınıyor. Ona bir sigara veriyorum derken elimdeki Leica ilgisini çekiyor, biraz sohbet ediyoruz ve makaramdaki son birkaç kareyi onun için kullanmaya karar veriyorum. 36 kare tükendiğinde, yorgunluktan makarayı geri sarmayı unutuyor ve kameranın kapağını açtıktan birkaç saniye sonra hatamı fark ediyorum. O anda pompacının tüm aile bireylerine küfür ederek kapağı tekrar kapatmama rağmen film hasar görüyor. Keyfim kaçsa da Enzo Ferrari’nin köyünde buna üzülecek değilim, yarın görmem gereken bir hiper otomobil sergisi var, şimdi tekrar yola koyulmalıyım. #35mm #leica #leicaM6 #kodak #portra800 #filmphotography #filmisnotdead #bmw #m140i #roadtrip
16 yaşındaki oğlu McLaren’da mühendislik stajına başlayan arkadaşım Marc dün şöyle bir şey söyledi: Otomobil hayatımızı şekillendiriyor. Oğluma yıllar önce bir proje otomobili hediye etmeseydim, bugün Senna motoruyla uğraşıyor olmayacaktı. Geçen hafta, yeni otomobilimle ilk sürüşümü Ankara’dan İstanbul’a yaptım. Eve vardığımda, Emre ve Ümit onu incelerken, son enerjimle o anları kaydettim. Film banyodan bugün çıktı ve fotoğraflara bakarken Marc’ı hatırladım, ona hak verdim. Evet, otomobil hayatımızı şekillendiriyor. Öyle olmasaydı, 35 yıllık bir klasiğin içinde üç yaşına dönen Emre ve Ümit hayatımda olmayacaktı. Otomobiller, güzel şeyler, iyi ki varlar.
“Bahçeköy-Kemerburgaz orman yolu geceyarısından sonra esrarengiz bir yere dönüşür. Işıkları olmayan bu yol, gecenin sessizliğinde diğer otomobilleri aydınlatır ve sürate rüzgar sesiyle alkış tutar. Burada günaşırı sürüşe çıktığım gecelerin bazılarında, ancak Comfortably Numb solosuyla erişebildiğim yükseklikleri gördüğümü hatırlıyorum. Farlar sarımtırak bir perde oluşturur ve yaprakların, trafik tabelalarının ve parlayan asfaltın rolleri paylaştığı bir kısa film başlar. Üç beş dakikalık bu performasın sonunda ise hararetin ve nefesin normale dönüşü beklenir,” diye yazmışım üç yıl önce. Bu sonbaharda bir değişiklik yaptım ve İstanbul’daki gece sürüşlerimin vazgeçilmezlerinden olan yolu elimde kameram, gündüz vakti, yürüyerek geçtim. Hızla yaklaşmaya ve hızla geride bırakmaya alıştığım tanıdık virajları adım adım deneyimlerken çektiğim analog fotoğraflar, yeni bir alışkanlığın hatırası olarak böylece kalsın. #35mm #leica #leicaM6 #kodakportra #filmphoto #filmisnotdead #istanbul
Gün boyu ‘Friends Will Be Friends’ şarkısını mırıldanmış ve gelişigüzel, özensiz analog fotoğraflar çekmiştim. Tam da Kodak Gold’un sevdiği gibi...
Güzel bir haber: Benim de yazarlarından biri olduğum Borusan Turuncu, Uluslararası Stevie İş Ödülleri 2019’un blog kategorisinde altın ödüle layık görüldü. Hafta sonu Viyana’da düzenlenen törende Borusan Holding’i ve Turuncu’nun 150’den fazla yazarını temsil etmek gurur vericiydi. Blogu kuran ve yaşatan sevgili arkadaşım Merlin’le birlikte, tüm dünyadan yüzlerce iş insanına hikayenin profesyonel yaşamdaki kıymetini hatırlattık. #borusanturuncu #stevies2019
Bu hafta Yeni BMW 3 Serisi için hazırlanan bir filmin sunuculuğunu yaptım. Yaklaşık yirmi kişilik kalabalık bir ekip olarak, çekimde otuz saatten fazla zaman geçirdik. Yorucu fakat çok keyifli bir deneyimdi. Set ekibinin bir arada çalışma uyumundan ve kısa bir film için sarf edilen çabadan o kadar etkilendim ki aralarda birkaç kare otomobil fotoğrafı kaydederim düşüncesiyle kamerama sürdüğüm filmi bu insanlara adamak istedim. Gördüğünüz fotoğraf seti Leica M6 ile Cinestill 800T filme kaydedildi. Herhangi bir dijital müdahale içermeyen fotoğrafların anormal renklerini ise deprem yarattı. Evet. Filmin banyosu sürerken başlayan deprem elektrik akımını sertçe dalgalandırınca, renkler bu hale geldi. Hatta bazı karelerde kimyasal damlacıklarının izlerini görebilirsiniz. Analog fotoğrafçılığın hem cilvesi hem öğretisi: İyi düşün fakat her şeye hazırlıklı ol. Hayat gibi. Bu arada söz konusu film yakında BMW Türkiye’nin dijital mecralarında yayına girecek. Bu fotoğraf seti ise hissetmediğim depremin, senfoni orkestrası gibi çalışan bir ekibin ve keyifli bir sunuculuk deneyiminin hatırası olarak kalacak. #35mm #leica #leicaM6 #cinestill800t #filmphoto #filmisnotdead #filmphotomag #minimalcar #bmw #3series
Önümüzde yol almakta olan gri renkli ticari aracın gövdesi en az yirmi yıllık yayların üzerinde bir o yana, bir bu yana esniyor. Aramızdaki toz bulutu ve daha da önemlisi, sol alt köşesi macunla onarılmış bagaj kapağı, yükleme alanındaki mangalı görmeme engel olamıyor. Toprak zemindeki çeşit çeşit kusurun titrettiği is bağlamış kirli telin mangala her vuruşu beynimde yankı buluyor. Üstüne üstlük, bir çift karpuz her virajda düzensizce yer değiştirerek mangala çarpıyor ki yeşil meyvelerin bu göçebe halleri burnumuzun dibinde dünyanın en kaotik piknik yolculuğunun yapılmakta olduğunu hissettiriyor. Yayla Yolunda isimli son yazıma profildeki linkten ulaşabilirsiniz. #35mm #leica #leicacamera #filmphoto #minimalcar #subaru #impreza #leicaM6 #acros100 #filmisnotdead #analogue #bw
Tanıdığım en dağınık karakterlerden bir tanesi: Lotus Esprit S4S. Temel mimari ögeleri birbirinden habersiz mühendislik takımları tarafından, Lego’ya savaş açmak niyetiyle birleştirilmiş gibi hissettiren bu otomobil özellikle İstanbul trafiğinde eşsiz bir deneyim yaratıyor. Her şeyden önce çevrenizdeki meraklı gözlere bunun bir İtalyan egzotiği olmadığını ve sarhoş İngilizlerin elinden çıktığını izah etmeniz gerek. Çiçekçi ablalar, gençler, yandaki otomobilin arka camından sarkan çocuk… Herkes bir açıklama bekliyor. Dahası, kama formlu ve sarı renkli bir spor otomobilin içindeyken, varlığını kimsenin tahmin etmediği sefaletinizi açık etme lüksünü bulamıyorsunuz. Her trafik ışığını hararet yapma eğilimine dönüştüren dört silindirli turbo beslemeli motora, dirseğinizden fazlasını soğutmayan klimaya ve ortalama bir otomobilin kapı kolu hizasında kalan görüşe karşın gülümsemeniz ve çevrenizdekileri dört başı mamur bir sürüş deneyimi yaşamakta olduğunuza ikna etmeniz gerekiyor. Tam da James Bond’un su altına harareti engellemek için indiğini düşünmeye başlamışken trafik açılıyor ve yetmişlerin debriyaj pişiren süperspor deneyimi bir anda yirmi yıl ilerliyor. Turbo doluyor, yarış otomobili egzozu tiz ve yırtıcı frekanslarla titriyor ve sürat sadece sürücüyü değil otomobili de uyandırıyor. İşte o anda klimasız dakikaların, hararet korkusunun ve yaptığınız açıklamaların karşılığını alıyor ve doksanlarda çekilmiş bir otomobil programına düşüyorsunuz. Bu saniyelerde kabinin Turbo sakız koktuğuna yemin edebilirim. Sürüş sona erdiğinde, otomobilden inip sırtıma yapışan üstümü havalandırırken giysilerime sinen şeyin Turbo sakız değil, benzin kokusu olduğunu anlıyor ve gülümsüyorum. Modern otomobil her şeyin daha fazlasını sunan ve nezaket kurallarını aksatmayan ikiyüzlülüğüyle Lotus’u küçümsüyor. Lotus ise İngilizceden İngilizceye altyazı gerektiren aksanıyla bir küfür savurup, açılıp kapanan farlarını gövdesine gömüyor ve huzurlu bir akşam uykusuna dalıyor. Ne makine ama! #35mm #leica #filmphoto #minimalcar #lotusesprit #leicam6 #kodakgold200 #istanbul #filmisnotdead
%d blogcu bunu beğendi: